logo

logo

EFENDİMİZ (S.A.V)'İN GAZALARI

HARP

- Aranızda Muhammed var mı?

Emir verildi:

- Hiç cevap vermeyin!

Sustular.

- Ebu Bekir orada mı?

Cevap yok.

- Ömer orada mı?

Yine cevap yok.

Ebu Süfyan avaz avaz bağırdı:

- Muhammed, Ebu Bekir ve Ömer ölüler arasında!

O zaman hak ve adalet güneşi Hz. Ömer dayanamadı ve ortalığı çınlattı:

- Yalancı! Allah düşmanı yalancı! Saydıkların hep hayatta. Sen bundan sonra başına geleceğe bak!..

Kâinatın Efendisi, yanındaki sahabilerle dağ tarafına doğru çekiliyorlar. İbn-i Halef isimli lanetli bir kâfir görüyor. Dörtnala üzerlerine seğirtiyor. Gelirken de avaz avaz bağırıyor:

- Gösterin bana şu Muhammed'i!

Sahabiler davranmak istiyor. Allah'ın Resulü bırakmalarını söylüyor. Nasipsiz kâfir tam yaklaşınca bir sahabinin mızrağını çekip atıyorlar. Mızrağı sağ göğsünden yiyen lanetli kafir, atının üstünden yuvarlanıyor ve birkaç kere yuvarlandıktan sonra serilip kalıyor. Canı cehennemi boyluyor.

Nebiyyi Muhterem sallallahu aleyhi ve sellem, etrafındaki sahabilerle, imtihan meydanından ebedi zafere doğru çekiliş yollarında ilerlediler. Hz. Ali (k.v), kalkanına su doldurup Allah'ın Sevgilisi'nin yaralarını sildi.

Abdest alındı; herkes oturduğu yerde, kâinatın imamının arkasında öğle namazını kıldı.

Kureyş kâfirleri çekilmiş, nur şehri Medine'den koşup gelen insanlık hurisi Cenab-ı Fatıma (r.a), mukaddes babası ve Âlemler Efendisinin yaralarını silmiştir.

12345678910