logo

logo

EFENDİMİZ (S.A.V)'İN GAZALARI

HARP

- Allah'ın Resulünden sonra siz sağ kalıpta ne yapacaksınız? Ondan sonra dünya neye yarar ki... Kalkınız, davranınız!.. Allah Sevgilisi'nin çarpışarak canını feda ettiği şey üzerinde sizde canınızı feda ediniz!..

Herkes yerinden bir ceylan gibi sıçradı. Enes b. Nadr nara ata ata yine düşman saflarına daldı.

- Allah'ın Resulü şehit oldu! Öyleyse ona ilk varan ve sancağı altında toplanan ben olacağım!..

Ve çarpışa çarpışa şehit oldu. Kâfirler Enes'i her taraftan kuşattılar; kılıçlar, mızraklar, oklar Enes Hazretlerinin iman dolu göğsüne girip çıktı, böylece ona beka âleminin kapısı açıldı... İşte sahabi ve sahabilik... Ve işte kahramanlar yatağı Uhud!..

(Muazzez sahabilerden ve cennetle müjdeli saadet kadrosundan) Sa'd bin Ebi Vakkas (r.a) dan rivayete göre şöyle demiştir:

- Uhud harbinde Allah'ın Resulünü (selam üzerine olsun) iki kişi (Cibril ve Mikail) ile beraber gördüm. Bunlar Nebiyyi Ekrem namına harp ediyorlardı. Üzerlerinde beyaz elbise vardı. Âdemoğullarının en şiddetli savaşları gibi en şiddetli harp ettiler. Bu iki kişiyi ben, ne Uhud'dan önce, nede sonra görmedim!.. (Tecrid-i Sarih Tercemesi, c.10, s.204).

Yine Uhud cenginde Allah'ın Sevgilisi Sa'd Hazretlerine şöyle hitap etmişlerdir:

- Ey Sa'd! Babam, anam sana kurban olsun at!.. (Tecrid-i Sarih Tercemesi, c.10, s.206).

Ve şanlı sahabi düşman saflarına yüzlerce ok yağdırıp kâfirlerin ciğerini deliyordu.

Ve kâfirler kurt gibi Resul-i Kibriya'ya saldırıyordu...

Ya Nüseybe hatundaki akıllara durgunluk veren kahramanlık...

Medine'den koşup Uhud eteklerine geldi. Kocası Zeyd, oğulları Habib ve Abdullah ile birlikte cenk sahnesine süzüldü... Elinde kılıç Âlemlerin Fahrine çullananlara saldırdı... O yana bu yana durmadan koştu. Allah'ın Resulü ona sesleniyordu:

- Ey Ümmü Umare, senin dayanabildiğine kim takat getirebilir!..

12345678910