logo

logo

EFENDİMİZ (S.A.V)'İN GAZALARI

HARP

Hazret-i Hamza (r.a), iki elinde iki kılıç tutuyor ve haykırıyordu:

- Ben, Allah'ın aslanıyım!

Kâfirleri ot biçer gibi biçiyor, önüne, arkasına döne döne kılıç sallıyordu. Hz. Hamza (r.a), o zaman kendisine kartal kanadından bir tuğ yaptırmıştı.

Safvan b. Ümeyye:

- Hamza nerdedir, Hamza nerdedir?, diye çığlık koparıyordu.

Peygamber amcası Hazret-i Hamza'nın halkı, kıyasıya kesip biçtiğini görünce feryadı kopardı:

- Kimdir bu adam?

- Hamza b. Abdülmuttalib!

- Ben, bu güne kadar kavmini öldürmeye onun gibi hırslı bir kimse daha görmemişimdir.

Allah aslanı Hazret-i Hamza (r.a), şehit düşünceye kadar çarpışmaktan geri durmamış, o müthiş günde 31 tane kâfiri öldürüp ciğerlerini delmişti.

Peygamber ordusu bir kar makinesi gibi küfrü savura savura ilerlerken, evet, böyleyken, arkaya tabiye edilen okçular Peygamber emrini unuttular, ilk çarpışmada zafere erildiği ve ganimet toplanmaya başlandığı hissine kapılarak mevzilerini terke hazırlandılar ve dediler:

- Ne duruyorsunuz? Allah, düşmanı bozguna uğrattı. Şu kardeşleriniz onların ordugâhlarında ganimet toplamaya koyuldular. Siz de müşriklerin ordugâhına giriniz. Kardeşlerinizle birlikte ganimet toplayınız!..

Bu sözlere karşı çıkanlar oldu:

- Siz, Allah Resulü'nün, "Bizi, arkamızdan koruyunuz! Sakın, yerinizden ayrılmayınız. Bizim, öldürüldüğümüzü görseniz de yardımımıza koşmayınız. Ganimet topladığımızı görseniz de bize katılmayınız. Bizi arkamızdan koruyunuz!" Buyurduğunu ne çabuk unuttunuz. Sakın yerinizden ayrılmayın.

Fakat yine dinleyen olmadı.

Okçuların kumandanı Abdullah b. Cübeyr ileri atıldı:

- Ey insanlar! Allah'a ve Resulü'ne itaat ediniz ve yerinizde sabit kalınız!..

Yine dinleyen olmadı.

12345678910