logo

logo

EFENDİMİZ (S.A.V)'İN GAZALARI

HARP

HAŞİYE:

Ubeydullah b. Adiy bin Hiyar'dan rivayete göre, Ubeydullah (Hz. Hamza'nın katili) Vahşi'ye:

- Bize Hamza'nın katilini anlatır mısın? Diye sordu.

O da:

- Evet, diyerek şöyle anlattı: "Hamza, Bedir harbinde Tuayme bin Adiy bin Yiyari öldürmüştü. Efendim olan Cübeyr bin Mut'im bana: (Eğer amcam Tuaymeye bedel Hamza'yı öldürürsen sen hürsün!) dedi... Ben de Uhud günü halkla beraber harbe çıktım. Harp nizamında sıralandığımızda (Kureyş tarafından) Siba çıktı. Cenk edecek mübariz istedi. Buna karşı Abdülmuttalib oğlu Hamza çıktı ve dedi:

- Ey Siba, ey Ümmi Emmar kadının oğlu! Allah ve Resulüne muhalefet etmek mi istersin?

Vahşi der ki: Sonra Hamza, Siba üzerine yürüdü. Herif dünkü gün gibi (yok) oldu. Vahşi (sözüne devam ederken) der ki: Bu sırada ben Hamza'yı vurmak için bir taş arkasına gizlendim. Ve bana yaklaşınca harbemi (kısa mızrağımı) ona attım ve mızrağımı Hamza'nın kasığına yerleştirdim. Mızrak Hamza'nın ta iki oyluk üstünün arasından çıkmıştı. İşte bu mızrak Hamza'yı olduğu yere çökertti (öldü). Mekkeliler harpten dönerken ben de onlarla beraber geri döndüm. Ve Mekke'de İslam dini yayılıncaya kadar orada oturdum. (Mekke'nin fethi üzerine) Taife kaçıp gitmiştim. O sırada Taifliler (toptan Müslüman olduklarını arz etmek üzere) Resulullah (s.a.v) bir heyet gönderdiler. Bana da (korkma git) Allah'ın Resulü elçiyi ürkütmez dediler.

Ben de heyetle beraber yola çıktım. Ta Allah Resulü'nün huzuruna kadar vardım. Resulullah beni görünce:

- Sen Vahşi misin? Buyurdu.

Ben:

- Evet, (ey Allah'ın Resulü!) dedim.

Resulullah:

- Hamza'yı sen mi katletmiştin? Hamza'yı sen mi katletmiştin? Buyurdu.

- Bu iş, size erişen haber vechile oldu! Dedim.

Resulullah:

- Yüzünü benden saklamaya gücün yeter mi? Buyurdu.

Vahşi der ki:

- Ben de hemen huzurdan çıktım. Resulullah vefat edip de Ebu Bekir (r.a) zamanında Müseylemetü'l-kezzab çıkınca (kendi kendime) tam sırasıdır, muhakkak ben Müseyleme'yi tepelerim de bu hizmetimle Hamza'ya karşı irtikâp ettiğim cinayeti karşılarım! Dedim.

Ve Müseyleme üzerine sevk olunan ordu ile hareket ettim. Bu muharebede galip, mağlup olan oldu. Bir de ne göreyim? Yıkık bir duvarın karaltısında bir kişinin (Müseyleme'nin) durduğunu gördüm. Herif: Sanki esmer bir deve (benzi kül gibi), başının saçı dağınık bir halde.

Vahşi der ki: Hemen (Hamza'yı vurduğum) harbemi attım. Onun iki memesi arasına yerleştirdim. (Bir halde ki:) Harbem herifin ta iki küreği arasından çıktı. Bunun üzerine Ensardan bir kişi maktule doğru koştu ve başına bir kılıç darbesi indirdi. (Tecrid-i Sarih Tercemesi, c. 10, s.216-217).

12345678910