logo

logo

EFENDİMİZ (S.A.V)'İN GAZALARI

ALLAH'IN YENİLMEZ ARSLANI HZ. ALİ'NİN BÜYÜK CENGİ

- Allah'ım! Ona yardımını ihsan et!

Allah'ım Bedir günü, Ubeyde b. Haris'i, Uhud günü de Hamza'yı benden aldın. Bu Ali ise, benim kardeşimdir ve amcamın oğludur!

Beni yalnız başıma bırakma! Sen, varislerin en hayırlısısın!

İslam'ın yegâne mücahidi ve Allah Arslanı Hz. Ali (r.a) Arap yarım adasının en usta, en bahadır cenkçisi bilinen Amr'ın üzerine yürüdü ve haykırdı:

- Acele etme! Ben, sesine, davetine icabetle aciz olmayarak geliyorum sana! Her iyi niyet, basiret ve sadakat sahibi olan kişi, muhakkak düşmana galebe çalmış ve necata ermiştir. Ben de seni Zülfikar'ın bir darbesiyle devirip cenazeler ağıtçısı gibi başucuna dikileceğimi umuyorum!

Amr'ın ağzından köpükler saçılıyordu. Amr öfkeyle haykırdı:

- Sen kimsin?

Hazret-i Ali, şerefli unvanını söyledi:

- Ben, Ali'yim?

- Abd-i Menaf'ın oğlu Ali mi?

- Hayır! Ben, Ebu Talib'in oğlu Ali'yim!

- Ey kardeşimin oğlu! Amcalarından, senden başka, daha yaşlı olan bir kimse yok mudur? Ben, senin kanını dökmek istemem. Çünkü senin baban, benim dostumdur!

- Vallahi, ey Amr! Ben senin kanını dökmek ve canını cehenneme göndermek isterim!

Amr, müthiş kızdı, kılıcını sıyırarak atını Hazret-i Ali'nin üstüne doğru sürdü. Kılıcının yalını, ateş gibi parlıyordu.

Hazret-i Ali (r.a):

- Ya Amr, dedi; ben, seninle nasıl cenk edeceğim? Ben, yayayım, sen atının üzerindesin. Hele in atından da görelim cengâverliğini...

Amr b. Abd, hemen atından yere atladı. Atının bacaklarını da kılıcı ile vurup kesti. Sonra, gelip Hz. Ali'nin karşısına dikildi:

- İşte geldim, ya Ali!

- Ey Amr! Ben, senin Kureyş'ten bir kimse ile karşılaştığında, onun iki dileğinden birisini kabul edip yerine getireceğin hakkında Allah'a söz verdiğini işittim, doğru mudur?

- Evet!

- Öyle ise ben seni, Allah'a ve Resulüne İmana ve İslam'ı kabule davet ediyorum!

123456