logo

logo

EFENDİMİZ (S.A.V)'İN ÇOCUKLUK YILLARI

ALLAH RESULÜNÜN İLK YOLCULUĞU

Rahip, gayet hürmetkar, gayet tazimkar, elbiseyi nur-u cihanın omuzlarından sıyırdı... Nur çocuğun sırtını açtı ve Nübüvvet Mührünü gördü... Nerdeyse sevinçten uçacaktı...Sevinç ki, hem ne sevinç?..

Bütün bu hallere anlaşılmaz gözlerle bakan Kureyşlilerin hayret nazarları önünde Nübüvvet Mührüne doğru eğildi ve o mukaddes noktayı derin bir saygı edasıyla öptü...

Kureyşlilerde hayret ve dehşet!..

Herkes, ama herkes, donup kaldı...

Buhayra Ebu Talip'le göz göze:

- Ya Ebu Talip! Şimdi söyle bana , bu çocuk neyindi?

- Oğlum...

- Hayır, hayır!

- Niçin inanmak istemiyorsun?

- Çünkü çocuğun, senin oğlun olması mümkün değil... Hatta babasının hayatta olmaması lazım...

- Kardeşimin oğludur. Dediğin gibi, babası, henüz çocuk doğmadan vefat etti...

- İşte, doğruyu söyledin! Şimdi kulaklarını aç ve öğütlerimi dinle! Kardeşinin oğlunu buradan bir adım ileriye götürme. Yahudiler, çocukta,benim gördüğüm işaretleri görürlerse O'na fenalık etmeye kalkarlar...

Ebu Talip itiraz etmek istedi:

- Masum bir çocuğa neden fenalık etsinler?

Rahip izah etti:

- Çünkü kitaplarda gördüğümüz ve büyüklerden öğrendiğimiz bilgilere göre, bu çocuk, istikballerin en büyüğüne namzettir. Yaratılmış ve yaratılacakların en şereflisidir İnsanoğlu, Ona tabi olmak için yaratılmıştır. Bu sebeble, Yahudiler kıskanır ve fenalık etmeye kalkarlar... Sen sözümü dinle. Bu seyahatten vazgeç!..

Rahibin bu sözleri Ebu Talip'in ciğerine kadar işledi. Artık o da fevkalede bir hal olduğunu sezmeye başladı... Hep beraber Buhayra'nın yanından ayrıldılar. Ebu Talip yol arkadaşlarına şöyle dedi:

- Haydi, Mekke'ye dönüyoruz Şam'a kadar uzanmaktan vaz geçiyorum. Mallarımızı buralarda satabiliriz...

- Pekala! Dediğin gibi olsun...

Sattılar ve döndüler.

Nur çocuğun ilk yolculuğu bu kadar sürdü.

1234