EHL-İ SÜNNET AKAİDİ
KABİR SUALİ
Herkes kabir sualine tabi tutulacaktır. Hatta yanarak, boğularak yahut hayvanların parçalayıp yemesiyle ölen kimseler bile hesaba çekilecektir.Ancak Peygamberler, sadık kimseler, kalplerini Allah Teala’ya bağlayanlar, sevabını duydukları günden itibaren her gece MÜLK SURESİ’ni okuyanlar, sekerat anında ihlas süresini okuyup ölenler, veba hastalığı çekenler ve ölmeseler bile hastalık esnasında sabredenler, Cuma günü ve gecesinde vefat edenler, doğuştan deli olup o halde ölenler ve saf( kurnazlığa aklı ermeyen, içinde fesatlık olmadığı için kolayca aldatılabilen kimse) olup kötü niyet taşımayı bilmeyen kimseler kabir azabı görmezler.
KABİR AZABI HAKKINDA
İki çeşit kabir azabı vardır. Biri, kafirlerin ve bir kısım günahkarın kıyamete kadar göreceği azaptır. Bir diğeri ise ölen kişi için yapılan hayır, dua ve Kur’an ı kerim tilavetlerinin sebebiyle affedilen azaptır. Ya da günahı az olan, büyük günahları Allah Teala’nın lütfu ve keremiyle affedilen kimselerin gördüğü geçici azaplardır.
Kabir hayatı ve azabı hakkında kesinlikle şüpheye düşülmemelidir. Nasıl ki insan uykuda ken, yanında biri varsa ondan haberdar olamıyor, bazı sebeplerden dolayı sevinebiliyor yahut bazı kötü kokulardan dolayı rahatsız olabiliyorsa kabir azabını da buna benzer bir durumda yaşayabiliyor. Allah Teala azamet ve kudret sahibidir. Ölülere istediği muamelede bulunabilir ama sen herhangi bir kabri açtığında bunun farkına varamazsın.


