EFENDİMİZİN PEYGAMBERLİK YILLARI
VAHYİN TARİFİ
Bundan sonra o yabancı kalkıp gitti... Allah'ın Sevgilisi, Hazret-i Ömer'e hitaben:
- Ya Ömer, soran kişiyi bilir misin? buyurdular.
Hazret-i Ömer Radıyallahü Anh:
- Allah ve Resulü bilir!
Dedi. O zaman Alemin Fahri dediler ki:
- O, Cibril'dir, size dininizi öğretmek için gelmiştir! (Müslim)
El-Mevahibü'l-Ledünniye isimli eserinde İmam-ı Kastalani, ibn-i Adil tefsirinden şunu nakleder:
Cebrail, Allah'ın Resulü'ne 24 bin kere nazil olmuştur. Adem Peygambere 12, İdris Peygambere 4, Nuh Peygambere 50, Hazret-i Musa'ya 400, Hazret-i İsa'ya da 10 kere...
Yine rivayete göre:
Cebrail (a.s.) Allah'ın Sevgilisine ilk göründüklerinde, gayet güzel yüz ve güzel kokularla geldi ve dedi:
- Rabbin sana selam eder ve buyurur ki: Sen benim, insanlara ve cinlere Resulümsün!.. Onları tevhid kelimesine davet et!..
Ve sultan melek Hz. Cibril ayağını yere vurdu. Yerden su fışkırdı. Sudan evvel Cebrail abdest aldı, sonra da Kâinatın Efendisi'ne abdest almasını söyledi. Cebrail namaza durdu. Allah'ın Resulüne de kendisiyle beraber namaza durmasını söyledi. Böylece abdest ve namazı öğrettikten sonra göğe çıktı... Allah Resulü dönüp gelirken yolda taşlar ve ağaçlar O'nu selamlıyorlardı:
- Selam sana olsun, ey Allah'ın Resulü!..
Kısaca, Vahiy: Yüce Allah'ın, Habib-i Kibriyasına emir ve hitabıdır. Ve o ne rakama gelir, ne kelimeye sığar, ne de nokta nokta şekillendirilir... Allah'ın tecellileri de Zatı gibi namütenahi...
Kur'an-ı Kerim'in Vahyi:
Kur'an-ı Kerim, gecede, gündüzde, hazerde, seferde 23 yıl içinde Cebrail tarafından, parça parça, ayetler, sureler halinde, Allah'ın Resulüne okunmak suretiyle vahyedilmiş, Nebiyyi Muhterem tarafından da ezberlenmiş ve okunmuştur.
İnsanoğlunun Tacı, Allah'ın Resulü, Alemlerin Müjdecisi, önceleri, Cebrail'in okuduğu ayetleri ezberleyebilmek için heyecanlanır ve onları, Cebrail ile tekrarlamaya çalışırdı.
Bunun üzerine Rabbi Rahimimiz, Resulüne şöyle ferman buyurdu:
"Onu acele (kavrayıp ezber) edesin diye (Cebrail vahyi iyice bitirmeden) dilini onunla depretme. Onu (göğsünde) toplamak, onu (diline akıtıp) okutmak şüphesiz bize aittir. Öyleyse biz onu okuduğumuz vakit sen onun kıraatine uy. Sonra onu açıklamak da hakikaten bize aittir." (Kıyame Suresi / 16-19)
Bundan sonra Allah'ın Resulü, Cebrail'in, Allah'tan getirip okuduğu ayetleri dinlemekle iktifa ederdi. Cebrail gidince, onları, Cebrail'in okuduğu gibi kolayca okurlardı...
İşte bütün bildiğimiz yalnız Allah'ın Resulü'nden ve sahabelerinden öğrendiğimizdir. Doğrunun hududu da budur.
Allah Sevgilisi şöyle buyurdu:
- İhsan, Allah'ı görüyormuşsun gibi ibadet etmendir. Eğer sen O'nu görmüyorsan, O seni görüyor...
- Doğru söylüyorsun! Kıyametin vaktinden de haber verir misin?
- Bu hususta kendisinden sorulan kimse, sorandan daha alim değildir!
- O halde, alametleri nedir?
- Cariyenin kendi hanımını doğurması, yalınayak, çıplak, yoksul koyun çobanlarının binaları yükseltmekte birbiriyle yarışmalarıdır.


