EFENDİMİZİN PEYGAMBERLİK YILLARI
VAHYİN TARİFİ
Vahiy şimşeklerinin en şiddetlisi ve en çetin tecellisi, daima korkutucu ayet ve surelerin nazil olduğu anda oluyordu... O demde bir kimse, Nebiyyi Ekrem'in eteğine bir zerresiyle değse, bütün âlemin zerreleriyle kaynaştığını hissederdi... Vahyin yıldırımları altında ezilmeyen, dağılmayan, kopmayan bir şey düşünülemez...
Misal mi istersiniz? İşte ayet:
"Eğer biz, bu Kur'anı bir dağın üzerine indirseydik, muhakkak o dağı, Allah korkusundan baş eğmiş, parçalanmış görürdün." (Haşr Suresi / 21)
Beşincisi: Cebrail'in yaratıldığı şekilde ve suretiyle, altı yüz kanadını pırıldatarak, asli heybeti içinde, olduğu gibi tecelli etmesi...
Bu da iki defa olmuştur:
Biri peygamberliğinin ilk senelerinde, vahyin kesilmesinden sonra Hira'da, diğeri de Miraç gecesinde, Sidretü'l-Münteha'nın yanında...
Altıncısı: Yüce Allah'ın, Musa aleyhisselama hitap edişi tarzında yine arada hiçbir şey yok... Doğrudan doğruya gelen ilahi hitap... Bu dahi, gizlilikler âleminin verasındandır...
Yedincisi: Rüyada vahiy...
Bu hali ispat eden hadis-i şerif şöyle.
"Rabbim, suretlerin en güzeli içinde geldi ve dedi: Bilir misin, gök halkı hangi şey üzerinde birbiriyle yarış halindedir?" (Mevahib-ül Ledünniye)
Burada ki "geldi" sözü "Rüyada geldi" manasındadır.
Meleklerin sultanı Cebrail'in de başka şekillerde geldiği de vaki olmuştur.
Buna da şu hadis-i şerif delalet eder.
Hazret-i Ömer (r.a.)'dan nakil:
- "Günün birinde Resul-i Ekrem'in huzurunda oturduğumuz demde birdenbire yanımıza bir adam çıkageldi, elbisesi bembeyaz, saçları simsiyahtı; üzerinde yolculuk eseri görülmüyordu. Hiç birimiz onu tanımıyorduk. Nihayet Allah Resulü'nün önünde oturdu ve dizlerini Âlemin Fahrinin dizlerine dayadı, ellerini uyluklarına koyup:
-Ya Muhammed, dedi; İslam nedir?
Kainatın Efendisi buyurdular:
- İslam; Allah'tan başka ilah yok, Muhammed de Allah'ın Resulüdür, diye şehadet etmen, namazı kılman, zekatı vermen, ramazan orucunu tutman, yoluna gücün yeterse hac etmendir.
- Doğru söylüyorsun! İman nedir?
- İman; Allah'a ve meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine ve kıyamet gününe, kaderin hayır ve şerrine inanmandır.
- Bu da doğru. Ya ihsan nedir?
Allah Sevgilisi şöyle buyurdu:
- İhsan, Allah'ı görüyormuşsun gibi ibadet etmendir. Eğer sen O'nu görmüyorsan, O seni görüyor...
- Doğru söylüyorsun! Kıyametin vaktinden de haber verir misin?
- Bu hususta kendisinden sorulan kimse, sorandan daha alim değildir!
- O halde, alametleri nedir?
- Cariyenin kendi hanımını doğurması, yalınayak, çıplak, yoksul koyun çobanlarının binaları yükseltmekte birbiriyle yarışmalarıdır.


