EFENDİMİZ (S.A.V)'İN MİRACI
MİRAC
HZ. HARUN İLE MÜLÂKAT
Yine aynen öbürlerinde olduğu gibi beşinci semaya yükseldiler. Ve yine Cebrâil seslendi:
- Açınız!
- Sen kimsin?
- Cebrail'im!
- Yanındaki kim?
- Muhammed (a.s) dır!
- O peygamber olarak gönderildi mi?
- Evet...
Hemen gök kapısı açıldı ve aziz misafirler davet edildi.
Ebedî hayat müjdecisi Cenabı Muhammed Mustafa (s.a.v) orada Hz. Harun ile karşılaştı...
Hazret-i Harun; saçı başı ağarmış, gür sakallı, olgunluk çağını aşmış, yakışıklı ve sevimli bir zattı...
Cebrâil yine onları birbirleriyle tanıştırdı:
- Ey Allah'ın Resulü! Bu Harun'dur. Ona selâm ver!..
İnsanoğlunun Efendisi selâm verdiler... Harun (a.s) tatlı bir tebessümle:
- Hoş geldin, safa geldin, Salih Peygamber, Salih kardeş! dedi.


