logo

logo

EFENDİMİZ (S.A.V)'İN MEKKE DÖNEMİ

İMAN SELİ BİR ÇIĞ GİBİ BÜYÜYOR

- Kalbimi, İslamiyet'e ve Hakka eğilmiş olan dine yönelttiği zaman Allah'a hamd ettim...

Bu din; kullarının bütün yaptıklarını bilen, onlara lutfu ile muamele eden, kudretiyle her şeye üstün gelen Rabbü'l-alemin tarafından gelmiştir.

Onun vahiyleri, bize okunduğu zaman, kalp ve akıl sahibi olanların gözlerinden yaşlar boşanır. O vahiyler, açık bir lehçeden açıklanmış ayetler halinde Hazret-i Ahmed'e gelmiştir.

O, Ahmed Mustafa (s.a.v) içimizde, sözü dinlenir, kendisine boyun eğilir bir zattır.

Aklınız başınızdan gidip gözünüz kararıp da onun hakkında sert,kaba ve ağır söz söylemeyin.

Hayır! Vallahi onlarla aramızdakini kılıçla halletmedikçe O'nu hiçbir kimseye vermeyiz!

Hazret-i Hamza'nın İslam ile hayat bulması Nebiyi muhteremi çok sevindirdi. Müşrikleri de o derece çileden çıkardı...

İbn-i Abbas hazretlerinin bildirdiğine göre: Şu ayet-i kerimede diriltildiği ve nura kavuşturulduğu açıklanan kişi, Hz. Hamza. Karanlıklarda bocalayan da Ebu Cehil'dir.

"Bir ölü iken kendisini dirilttiğimiz, ona insanların arasında yürüyeceği bir nur verdiğimiz kimse, içinden çıkamayacak bir halde karanlıklarda kalan kişi gibi olur mu hiç? Kâfirlerin yapmakta oldukları şeyler kendilerine öyle süslü göründü." (Enam / 122)

İbn-i sad'ın Tabakat'ında bildirdiğine göre:

Hazret-i Hamza bir gün:

- Ey Allah'ın Resulü, dedi; bana Cebrail'i asli şekli ile gösteririmsin?

- Evet!

- Otur öyleyse yere...

- Pekâlâ!

Hazret-i Hamza'yı oturttular. O an Cebrail (a.s), müşriklerin Kâbe'yi tavaf edecekleri zaman elbiselerini üzerine koymakta oldukları kütüğün üzerine indi.

Nebiyi muhterem (s.a.v) amcalarına emrettiler:

- Kaldır gözlerini de bak!

Hazret-i Hamza bir göz attı. Cebrail'in, zeberced'e, yeşil cevhere benzeyen ayaklarını gördü aklı başından gidip bayıldı ve sırtüstü yere düştü...

Allah'ın Sevgilisi tatlı tatlı gülümsediler...

123