logo

logo

EFENDİMİZ (S.A.V)'İN MEDİNE DÖNEMİ

İHSANIN BU DERECESİ

Bir gün, muazzez sahabilerden Hz. Cabir (r.a) Allah'ın Resulünü devesine almış, bir yere gidiyordu. Levlake levlak ufkunun ve iki cihanın güneşi buyurdular:

- Ya Cabir, deveni bana sat!

Cabir Hazretleri gönül coşkunluğu içinde:

- Ey Allah'ın Resulü, dedi; anam babam sana feda olsun, deve senindir!

Hz. Cabir (r.a), böylelikle, deveyi bağışladığını anlatmak istiyordu. İnsanlığın Tacı ısrar ettiler:

- Hayır, sat!

- Pekâlâ, ey Allah'ın Resulü!

Ve deveyi Kâinatın Efendisine sattı. Hazret- i Bilal (r.a), devenin parasını ödedi. O zaman Allah'ın Resulü Cabir'e dediler:

- Devenin parası da, kendisi de senindir! Hediyemi al ve git!

Lütuf, kerem, mürüvvet, derinlik ve incelik. Ancak Allah'ın Resulüne mahsus.

Medinelilerden biri dileniyor. Allah'ın Resulü, bu hali görünce soruyor:

- Malik olduğun ne var?

- Yarısını altıma serdiğim, yarısını da üstüme çektiğim bir örtüyle bir su kabı.

- Bunları hemen sat ve parasını getir!

- Emredersin, ey Allah'ın Resulü!..

Ve eşya dört dirheme satılıyor.

Buyurdular:

- Bir dirhemiyle çoluk çocuğuna yiyecek, bir dirhemiyle de bir ip al; dağdan çalı çırpı toplayıp çarşıya getir ve sat! Dilenciliği kendine meslek edinme!..

Ensar verilen emre uydu. Bu öğütten 15 gün sonra Allah Resulünün huzuruna can attı, emrettikleri yoldan 10 dirhem biriktirdiğini söyledi, şu cevabı aldı:

- Böylesi mi iyi, yoksa kıyamette alnında dilenci damgasıyla Allah'ın huzuruna çıkmak mı?

- Anam babam sana feda olsun, ey Allah'ın Resulü... Elbette böyle daha iyi...

Allah'ın Sevgilisi bazen birer nezahet ve letafet parıltısı halinde nükte ve latife de ederlerdi.

Bir gün Hz. Ebu Hüreyre, Allah'ın Resulüne dedi:

- Ey Allah'ın Resulü! Sen bizimle latife etmekten çekinmezmisin!

Cevap verdiler:

- Evet; ben de şaka ederim, fakat söylediklerim haktır!..

123