logo

logo

EFENDİMİZ (S.A.V)'İN HİCRETİ

YOL

Hep beraber kapıya yüklenip içeriye daldılar... Kâinatın Efendisinin mübarek yatağında bir vücut... Ellerinde kılıç, ok ve kamalar, örtüyü çeki verdiler...

Hazret-i Ali... İmanın billurlaşmış nurdan abidesi Hz. Ali (k.v) mahmur gözlerini oğuşturuyor ve soruyor:

- Ne istiyorsunuz?

- O'nu Efendini!

- Beklediğiniz çoktan çıkıp gitti!

- Nasıl olur?

- Oldu işte!

- Peki, nereye gitti?

- Bilmiyorum!

- Söyle!

- Bilmediğim şeyi söylemeye memur değilim!

Suikastçı kâfirler ok gibi kapı istikametinde sokağa ve karanlığa saplandılar... Her tarafı didik didik ediyorlar...

Levlake levlak ufkunun nurlandırıcı güneşi Cenab-ı Ahmed (s.a.v) en büyük sıddıkıyet ve teslimiyet örneği Hz. Ebu Bekir (r.a) Allah Resulünün bu şereflendirişi karşısında, hayrette, bütün gönlünü ve varlığını Alemler Efendisinin hizmetine sermiş:

- Buyursunlar, ey Allah'ın Resulü!

- Medine'ye göç emri verildi, ya Eba Bekir, gidiyorum!

- Anam babam sana feda olsun; ben de beraber miyim, ey Allah'ın Resulü?

- Evet, ya Eba Bekir!

Sıddık-i Ekber, saadetin son noktasında... Gözlerinde elmas elmas yaş, rica ediyor:

- Binilecek iki devem var! Biri senin, biri benim, ey Allah'ın Resulü kabul buyur?

Hz. Ebu Bekir (r.a) in nice hediyesini kabul etmiş bulunan Kâinatın Efendisi, bu defa, hicreti, nefsiyle ve malıyla tamamlamak için devenin parasını ödeyip aldılar...

Hazret-i Ebu Bekir(r.a) in müstesna kızı, ileride peygamber zevceleri arasında en müstesna Hz. Aişe, babası tarafından çağrılıyor:

- Aişe, yol eşyamızı hazırlayın!

Aceleyle giyecekleri ve yiyecekleri hazırlanıyor... Allah'ın Resulü ve Allah Resulünün en büyük dostu, yan yana, hemencecik yola revan oluyor...

Mekke dışındalar...

Uçsuz bucaksız kum denizi... İki çift ayak kumlara batıp çıkıyor. Kumlar, bu iki çift ayağı öpebilmek için, yürüdükleri istikamette, karış karış kuyruğa girmiş gibidir...

123