EFENDİMİZ (S.A.V)'İN GAZALARI
BÜYÜK BİR ACI DAHA
Âlemin Fahri, onlara Allah'ın bildirdiği şekilde, Yahudilerin bu hain tertiplerini haber verdi.
Sahabiler donup kaldılar.
Hemen hazırlıklara başlandı ve Beni Nadir üzerine hareket emri verildi. Medine, Ümmü Mektum Hazretlerine ısmarlandı.
Kâinatın Efendisi, Muhacir ve Ensar'dan bir kafileyle yola revan oldular ve Beni Nadir üstüne vardılar.
Yahudilerin kaleleri muhasara edildi. Muhasara 6 gün sürdü. Yahudiler, hisarlarının kapısını örtüp içeride saklandılar.
Varlığın sebebi olan Cenab-ı Peygamber sahabilerine emir buyurdu:
- Bağ ve bahçelerini yakınız!..
İslam iman ve tasarrufunun verdiği bir hakla bunların bahçeleri ve hurmalıkları harap edildi.
Yahudiler içeriden feryadı bastı:
- Ya Muhammed! Sen başkalarını fesat ve kötülüklerden menederdin! Bu ne acayip iş ki, şimdi hurma ağaçlarını kesip yakıyorsun?
Bu sözler sahabilerin gönlüne mızrak mızrak işledi. Bunun üzerine ayet nazil oldu. Rahman ve Rahim olan Allah, bu hale müsaade ettiğini bildirdi. Sahabiler yeni bir şevk ve heyecanla doldular.
Neticede Yahudiler vefasızlıklarının cezasını pek çetin ödediler. Mallarını, mülklerini, her şeylerini bırakıp kuru canlarını aldılar ve nasipsiz nasiplerine doğru uçup gittiler.
Münafıklar mustarip, Yahudiler perişan. Bütün mallar toplandı ve silah olarak 340 kılıçla 50 tulga ve 50 zırh çıktı.
İnsanlığın Efendisi ganimetleri "Muhacir" ler arasında taksim ettiler. Bu mallardan "Ensar" a pay vermediler. Zira onlar zengindi ve Muhacirlere yardım, "Ensar" ın üzerindeki yükü hafifletmek demekti. Öyle yapıldı, sadece "Ensar" dan bir iki fakire bu ganimetlerden verildi.


