EFENDİMİZ (S.A.V)'İN GAZALARI
BÜYÜK BİR ACI DAHA
Enes bin Malik (r.a) den:
- Allah'ın Resulü o sahabilere acıdıkları kadar hiçbir şeye acımadılar.
Maune Kuyusu mevkiinde şehit edilen sahabilerden birini, bağlı olduğu Kureyş kolundan çekindikleri için azad etmişlerdi.
Amr bin Umeyye.
Amr, Medine'ye dönerken yolda iki kişiye rastladı ve kim olduklarını öğrenince onları hançerledi.
Hâlbuki hadiseden bu adamların haberi yoktu ve Allah Resulü'nden ahd almışlardı. Ve onun yanından geliyorlardı. Amr'ın dahi bundan haberi yoktu.
Amr, Kâinatın Efendisi'nin huzuruna çıktı; olanları anlattı ve şu karşılığı aldı:
- Hata ettin, ya Amr! Öldürdüklerin için şimdi diyet icap etti. Onlar buradan ahd alıp gitmişlerdi.
Kâinatın Efendisi bazı sahabileriyle, diyete yardım etmelerini teklif etmek üzere Beni Nadir kabilesine gittiler.
Yahudiler, Allah'ın Resulünü, güya hürmet ve dikkatle dinledikten sonra şöyle dediler:
- Ya Ebü'l-Kasım! Elbette sana yardım ve hizmet etmek isteriz! Hele biraz bekle!..
Ebedi hayat müjdecisini bir duvar kenarında yalnız bırakıp gittiler.
Peygamberler Peygamberi, Beni Nadir hisarlarının dibinde oturup beklerken, hain Yahudiler baş başa verip şöyle bir tertip kurmayı düşündüler:
- Elimize bundan daha elverişli bir fırsat geçmez. Muhammed (a.s) hisarın kenarında oturuyor. Tepeden üzerine koca bir taş düşürelim ve bu dertten kurtulalım!..
İçlerinden biri köpürdü:
- Olmaz! Bu fikirden vaz geçin! Onun haberi olur, tertibimizi öğrenir, siz de ahdinizi çiğnemiş olursunuz. Sonra başınıza nice belalar gelir...
Fakat onu dinlemediler.
Amr bin Cahhaş isimli Yahudi haykırdı:
- Bu işi ben görürüm!..
Aziz ve Celil olan Allah, Resulüne tertibi bildirdi ve Nebiyyi Muhteremin birdenbire ayağa kalkıp kırlara doğru yürüdüğü görüldü.
Sahabiler bulundukları noktada, hiçbir şey anlamadan beklemeye devam ettiler. Nihayet Medine'ye döndüler ve Allah'ın Resulünü orada buldular.


