logo

logo

EFENDİMİZ (S.A.V)'İN GAZALARI

TUZAK

Hicret tarihinin 36. Ayında, sefer ayı içinde.

İki kabile birleşip bir tuzak kurdu. Bu kabilelerden birkaç kişi Nebiyyi Muhteremin huzurlarına çıktılar:

- Ey Allah'ın Resulü! Bizim aramızda Müslümanlar var. Bize sahabilerinden birkaçını gönder ki, müminlerimize din kaidelerini öğretsinler.

Allah'ın Sevgilisi, Asım bin Sabit'in reisliğinde altı sahabilik bir heyeti bunlarla beraber gönderdi.

Yolda hainlerin maskesi düştü. Kâbe ile Asfan arasında Hüzeyi Reci dedikleri subaşına geldikleri zaman mel'un kâfirler habis niyetlerini ortaya döktüler ve muazzez sahabilere işkenceye başladılar. Huzeyi kabilesine nida edip onlardan yardım istediler... Bir alay kâfir, silahlara bürünmüş, sahabilere hücum etti. Nihayet sahabiler bir kayalığın tepesine can attılar.

Kâfirler o yüksek noktanın etrafını sarıp avaz avaz bağırdılar:

- Aşağı ininiz! Hiçbirinizin kılına dokunmayacağız! Ahdediyoruz!..

Şanlı sahabi Asım bin Sabit cevap verdi:

<- Ben kâfir sözüne itimat etmem!

Ve ellerini ulvilik âlemlerine kaldırıp Allah'a dua etti:

- Ey Rabbim! Halimizi Resulüne bildir!

Allah Azze ve Celle, Asım'ın duasını kabul etti ve o gün sahabilerin halinden Resulünü haberdar kıldı.

Kâfirler oklarını vızıldatmaya başladılar ve Asım'ı okla şehit ettiler. Kâfir ahdına inanıp kayadan inenleri de Mekke'ye götürüp sattılar.

Orada bu sahabileri birkaç gün esir ve mahpus tuttuktan sonra öldürdüler.

123