logo

logo

EFENDİMİZ (S.A.V)'İN GAZALARI

TUZAK

- Onu nasılsa öldürecekler! Şimdi ister misin, usturayı çalıp çocuğu helak etsin?

Hubeyb'in ilahi esrara bakan derin gözleri göklerde ve tatlı tatlı gülümsemede:

- Korkma hatun! Bizde zulüm ve gadr yoktur! Biz müslümanız!

Kadın sevincinden taştı ve dedi:

- Ben bundan hayırlı esir görmedim!

Aynı kadının yeminle şahitliği:

- Gözlerimle gördüm. Hubeyb öyle bir salkım üzüm yiyordu ki, taneleri insan başı büyüklüğündeydi.

Keramet. İşte sahabi ve sahabilik!.. Ve işte fokurdayan iman!..

Kâfirlerden lanetli bir kadının ahdı:

- Asım'ın kafatası ile şarap içeceğim!

Zira Hazret-i Asım (r.a) Uhud'da onun iki oğlunu öldürmüştü. Kadın bu yüzden ona kin besliyordu.

Asım Hazretlerinin öldürüldüğü duyulunca, kadın münadiler gezdirdi:

- Onun kafasını getirene yüz deve!

Kâfirler harekete geçti. Asım'ın başını kesmek üzere cesedinin bulunduğu yüksek noktaya çıktılar. Dört ayak üzerinde, iğne arar gibi günlerce elekten geçirdiler. Bir şey bulamadıkları gibi, üzerlerine öyle bir arı bulutu çöktü ki, her taraflarından iğnelendiler ve muazzez şehidin yanına varamadılar.

Asım Hazretleri şöyle dua etmişti:

- Allah'ım! Ne bir kafirin eli bana değsin, ne de benim elim bir kafire..

İndi ilahide duası ne türlü kabul edilmiş olmalı ki, kâfirler onun vücuduna bile yanaşamadılar.

İrfan denizine gark olmuş din büyüğü Hz. Ömer (r.a), hadiseyi öğrenince şöyle dedi:

- Allah, mümin kulunu, sağlığında koruduğu gibi, ölümünde de korur!

123