logo

logo

EFENDİMİZ (S.A.V)'İN GAZALARI

ALLAHIM BENİ MAHZUN ETME

Evet, yüce Allah bu duaları kabul etmişti ve mü'minlerle beraberdi. Ve Allah buyuruyor:

"Hani siz Rabbinizden imdad istiyordunuz da O da, "Muhakkak ki ben size meleklerden birbiri ardınca bin (lercesi) ile imdad ediciyim" diyerek duanızı kabul buyurmuştu" (Enfal Suresi / 9)

Ve yine bir ayet. Allah buyuruyor:

"O zaman şeytan onların yaptıklarını süsleyip şöyle demişti: "Bu gün size insanlardan galebe edecek hiçbir kimse yoktur. Ben de sizin muhakkak ki yardımcınızım." Vakta ki iki ordu (karşı karşıya) göründü, "Ben sizden kat'iyyen uzağım. Gerçek ben sizin göremeyeceğinizi görüyorum. Ben Allah'tan korkarım elbet! Allah ukubetin de çok şiddetlidir" diyerek topuğu üstüne (tabana kuvvet) kaçtı." (Enfal Suresi / 48)

Müşrikleri harbe kışkırtıp duran aşağılık şeytan da böylece bir tarafa savrulup gitmiş bulunuyordu. Hain kâfirlerin beynine artık felaket yıldırımları yağmaya başlamıştı. İslam kılıcı küfür ormanını biçiyor, biçiyordu.

Düşman saflarına doğru korkunç ve müthiş bir kasırga gibi bir cereyan, görülmemiş bir hava dalgalanışı; yakan, eriten, kül eden bir afet, feza büyüklüğünde bir ağzın üfürüşü gibi bir hal. Kimsenin ne eşini, ne de benzerini rüyada bile görmedikleri atlar ve üzerinde pervane gibi dönen, kükreme sesi çıkaran, şıkırdayan kılıçlar.

Ve işte bunlar, Peygamber ordusuna yardım eden meleklerdir. Allah'ın emriyle insan, şekline girmiş, Müslümanların arasına katılmışlardır:

Şanlı Bedir'de melekler tarafından öldürülmüş kâfirlerin boyunlarında ve parmak uçlarında kara kara nişanlar gördüler. Bunların, melekler tarafından öldürüldüklerini bu nişanlardan anladılar.

İbn-i Abbas Hazretleri bu durumu şöyle anlatıyor:

"Beni Gannar'dan biri bana anlattı: Bedir cengi gününde, amcamın oğluyla, yüksek bir tepeden cengi seyr ediyorduk. Kasdımız hangi taraf bozguna uğrayacak olursa dağdan inip ölülerin elbiselerini yağma etmekti. Böylece dağın tepesinden bakarken, yakından bir bulut gelip önümüzden geçti. Buluttan at kişnemeleri geliyordu. Sesler ve insan konuşmaları. Amcamın oğlu korkusundan düşüp öldü. Aynı hal, az kaldı benimde başıma geliyordu. Bulutun içinden bir ses işittim: Yürü!"

Müslümanların kılıcını yiyenlerde ne kol, ne bacak, ne kelle. Kılıç kendilerine değer değmez düşen başlar.

Peygamberler Peygamberinin yerden alıp attıkları bir avuç kumun değmediği kafir kalmamıştır:

-Yüzleri kara olsun!..

Kumlar müşriklerin gözlerine, burun deliklerine kurşun gibi girdi. Bozuldular, Kureyş ulularının nicesi kılıçtan geçti ve nicesi esir düştü.

1234