logo

logo

YARADILMIŞLARIN İLKİ

HAZRET-İ ABDULLAH

Hz. Abdullah ile evlenemeyen Kureyş'in soylu kızları üzüntülerini şiirle dile getirmişlerdir. Onlardan biri şöyle demişti:

"Ben, onun yüzünde hayrın parlaklığını gördüm! Onun ziyasiyle , parlamasiyle, yağmur yağdıran siyah bulutlar parladı!

Ben, gözucuyla ona baktığım zaman, bu nûrun onu ve çevresindekileri dolunayın dünyayı aydınlattığı gibi aydınlatmakta olduğunu gördüm! Ben, onu elde etmekle her zaman övünebileceğim bir şeref kazanmak istemiştim. Fakat, her çakmak taşını çakan, ateş çıkarmaz ki!..

Zühre oğlulları kızı Âmine Hatun'un elde ettiği hayır ve saadet, tarif edilemeyecek kadar büyüktür! Fakat o, senden soyup aldığı hayrın ne olduğunu bilmiyor ki!..

Umeyne'nin, Hâşim oğullarından nûru ve aydınlığı çekip alması, fitillerin, kandilin yağını çekmesine benzer.

Gecenin elde ettiği her kıymetli şey, bir azim mahsûlü olmadığı gibi, her kaybettiği de bir zaaf eseri değildir...

Sen bir şey talep ettiğin vakit, usûlu dâiresinde güzelce hareket et. Seni, ya uyuşup buruşmuş olan el, yahut parmak uçlariyle birlikte açılmış olan el, ona kavuşturur!

Umeyne, ondan nûru çekip almakla, öyle büyük bir şeref kazandı ki, onun bir benzeri daha yoktur."

12