Cenâb-ı Halil , oğlu İsmail' e dua etti ve ondan tecellilerin tecellisinin yol bulması için Hâlik-i Azim'e yalvardı...
Şânı pek yüce olan Allah, İbrahim'in duasını kabul etti ve İbrahim peygambere İsmail'den bir büyük millet fışkıracağı müjdelendi ... Fakat işi görün, hâle bakın! Muhammedi nûrun alnında yıldız yıldız kümelendiği İsmail, muhterem pederi tarafından Mekke' ye götürülüp bırakıldı. Kervan geçmez, kuş uçmaz, ıpıssız kum vâdisi ve ateşten oklar yağdıran güneş ... Yollar, yollar ... Nihayet yollarda Cürhüm kabileleri ... Hz.İsmail, büyüyünce, onlardan kız alıp Mekke' ye yerleşti ve artık Mekke, kâinatın iman beşiği olma yoluna girdi ... Kâinatın iman beşiği Kâbe yeniden yapıldı Zemzem suyu bulundu. Mekke'de yeniden filiz filiz hayat fışkırdı ... Muhammedi nûrun alından alına pırıl pırıl akışı devam etti. Hazret-i İsmail (a.s.) in oğlundan, kimbilir kaç kol ve ne kadar zaman sonra, Adnan ... İkinci kademe, Adnan'dan varlığın sebebi olan Cenâb-ı Mustafa 'ya kadar şöyle geliyor:
Adnan: İkinci kademenin nesil başı olarak biliniyor ... Ötesi Hz. İbrahim' e pırıl pırıl yananlardan biri ... Nizar: Az mânasına ... Şuradan geliyor: Doğumunda babası, oğlunun alnında Muhammedi nûru görüyor ve sevincinden deniz deniz taşıyor, şenlikler tertipliyor, ziyaretler veriyor ve çığlığı koparıyor: - Bütün bunlar bu yavru için azdır!.. Ve bu vasıflandırış, çocuğa isim oluyor ... 12
|