YARADILMIŞLARIN İLKİ
HZ. İBRAHİM'İN DUASI
Mudar:
Sesinin güzelliği dillere destan ... Öyle ki tılsımlı nağmelerle develeri harekete getiriyor ve onlara yorgunluklarını unutturuyor. Bu âdet, Araplarda, ondan kalma ...
İlyas:
Kâbe 'de kurban kesmek ondan kalma ...
Müdrike, Huzeyme, Kinâne, Nadr, Mâlik de bizim için sis perdelerinin ardında. Yani onları da iyi bilemiyoruz ...
Fihr:
"Fihr" avuç dolusu taş demek ... Fihr' in asıl ismi Kureyş'tir ve ona nisbetle çocuklarına Kureyşli denilmiştrir. Kureyş'i kuran ve isimlendiren de o ...
Galib ve Lüey, onlar da nuru taşıyanlar ve sahibine kadar aktarmakla vazifeli zincirin halkalarından ...
Kâab:
Cuma günleri toplanmak, bir araya gelmek onun buluşu ... Oymağını toplayıp onlara hutbe okurdu ve şöyle derdi:
- Allahın Resûlü Kureyş' ten ve benim nesebimden gelecek! Kim O'na yetişirse kendisine baş eğsin!..
Mürre ve Kilâb üzerinde de bilgimiz yok. Sadece Kilâb, yırtıcı, kavga edici mânasına ... Araplarda erkek çocuklara yırtıcı canavar adlarını vermek, gelenek hâlindeymiş ...
Hattâ bu husus bir Araptan sual edilmiş:
- Niçin hizmetçi ve kölelerinize güzel adlar takıyorsunuz da öz evlâdınıza böyle yırtıcı hayvan isimlerini yakıştırıyorsunuz?
Arap şöyle mukabele etmiş:
- Hizmetçilerimizi kendimiz için , çocuklarımızı da düşmanlarımız için yetiştiriyoruz da ondan!..
Kusey:
Kâinatın Efendisinin 4. kuşaktaki dedesi ... O mühim bir şahsiyetti ... Mekke' yi o idare ediyordu. Mekke' yi mahallere o bölmüştü. Her kabileyi kendilerine ayırdığı noktalara o yerleştirmişti ...
Kâbe'nin perdedarlığı, hacıların su ihtiyacını karşılama, hacıları ağırlama, savaşa çıkarken bayrak dikme, Mekke meclisini idare etme gibi en mühim işler onun üzerindeydi ...
Ona herkes gönülden bağlıydı. Kabilesi arasında uğurlu ve ulvi bir zattı. Uğurlu olsun diye, evlenme törenleri onun konağında yapılırdı... Olgunluk çağına giren gelinlik kızlara elbiseleri onun konağında giydirilir, elbiselerinin yakaları orada kesilir ve açılırdı.
Tarihte Dârü'n - Nedve diye anılan bu konak, 44. Hicret yılında Hz. Muaviye (r.a) tarafından satın alınarak Harem-i Şerife katılmıştır...
İbn-i İshak' ın nakline göre: Kusey, ihtiyarlayınca, idareyi büyük oğlu Abdü'd - Dâr'a vermiş ve ona şöyle demiş:
- Oğulcağızım! Seni kavme reis tayin ediyorum. Sen açmadıkça hiç kimse Kâbe ' ye giremeyecektir.
Abd-i Menaf:
O da Kureyş hâkimiyetini genişletti, temellendirdi ve kendi öz koluna bağladı ...
Hâşim:
Allah Resûlünün 2. kuşaktaki dedesi ...
Asıl adı Amr ... Hâşim, Şam'a gider gelir, ticaretle uğraşırdı. Cömertliği destan çapındaydı. Bir kıtlık ânında Mekke halkına Şam' dan getirdiği has buğdaydan yaptırdığı beyaz ve nefis ekmekleri et suyu ile tirit yaptırıp muhteşem bir ziyafet vermişti ...
Onlara abanoz ağacının çiçekleriyle sarılmış ve havuzundan sular fışkıran konağının bahçesinde hiç unutamayacakları sevinçli bir gün yaşatmıştı ...
O, nur kolunun en yakın nisbetini kendi ismiyle belirtici muhteşem bir reisti ... Ve işte Kureyş'in Allah Resûlüne yol veren temel dalı ve Hâşim oğullarında karar kıldı ve ezelden sahibi bulunana böylece geldi ...
Artık göklerin yırtılması ve nûrun infilak etmesi yakındır...


