logo

logo

EFENDİMİZ (S.A.V)'İN MUCİZELERİ

TAŞLARIN TESBİHİ MUCİZESİ

Hazret- i Ebu Zer (r.a.) anlatıyor:

Bir gün öğle sıcağında evden çıktım. Allah'ın Resülüne doğru yol aldım. Hizmetçisine rastlayıp Nebiyyi Muhteremin haberini sordum. Evlerinde olduklarını söyledi. Gittim. Alemin Fahri bir kenarda oturuyorlardı. Yanlarında kimse yoktu. Vahiy anında olduklarını sandım. Esselamü aleyke ya Resülullah, dedim, "Aleykesselam" buyurdular.

Ve dediler:

- Ya Eba Zer! Seni bu vakit buraya çeken nedir?

- Allah ve Resülü!

- Otur, öyleyse...

Yanlarına oturdum. Ama hiçbir şey sormadım. Çok zaman geçmeden Hazreti Ebu Bekir geldi selam verdi. Selamını aldıktan sonra ona da aynı soruları sordular:

- Seni bu vakit buraya çeken sebep nedir?

- Allah ve Resülü!

Ve Hazret- i Ebu Bekir'i de karşılarına alıp oturttular. Derken Hazret- i Ömer ve Hazret- i Osman ... Aynı sual ve cevaplar. Son gelenlerin üçü de yan yana oturdu. O zaman varlığın sebebi olan Peygamber, yerden 7, yahut 9 taşcık alıp avuçlarında gösterdiler. Küçük taşlar Allah Resülünün elinde öyle tesbih etmeye başladılar ki, sesleri arı vızıltıları gibi işitiliyordu. Taşları Hazret- i Ebu Bekir'in eline verdiler. Aynı tesbih. Alıp yere bıraktılar. Taşlar cansız. Yine alıp Hazreti Ömer'in avucuna koydular. Yine aynı tesbih. Hazret- i Osman'ın elinde de aynı hal...

İbn-i Mes'ud Hazretleri:

- Biz Allah'ın Resülüyle yemek yerdik. Yemek yerken de lokmaların tesbihini işitirdik!..

Mucizelerden bir şube de, Allah Resülünün hayvanları ram ve teshir edişleridir...

Muazzez sahabilerden Enes bin Malik (r.a.) anlatıyor:

- Ensardan birinin bahçesini sulama işinde kullandığı bir devesi vardı. Bir gün deve ani bir huysuzluk gösterip çılgına döndü ve sahibine itaat etmez oldu. Çılgınlığı o dereceye vardı ki, onu zaptetmek ümidini kaybettiler. Nihayet Kainatın Efendisi'nin huzuruna gelip yalvardılar:

- Ey Allah'ın Resülü! Devemiz serkeş oldu, ağaçlarımız ve ekinlerimiz susuz kaldı, sen lütfedip çaremize bak!..

Nebiler Nebisi, sahabilerini yanına alıp şikayetçinin bahçesine gittiler. Deve, bir kenara çekilmiş gelenlere hışımlı hışımlı bakıyordu. Allah'ın Resülü, hemen tek başına devenin bulunduğu tarafa doğru ilerlemeye başladılar. Medineli sahabiler çığlığı bastı:

- Aman ey Allah'ın Resülü! Bu deve kuduz ite dönmüş... Sana saldırmasın...

123