logo

logo

EFENDİMİZ (S.A.V)'İN MEKKE DÖNEMİ

YENİ BİR DENEME

Bu iş için iki kişiyi vazifelendirdiler ve Yahudi âlimlerine gönderdiler:

- Aramızda garip bir insan peydahlandı. Allah'ın Resulü olduğunu söylüyor. Ne yapmamız gerek, bize akıl veriniz!..

Yahudiler akıl verdi:

- Ona üç şey sorun. Doğru cevap verirse gerçek Nebi ve Resuldür. Vermezse yalancıdır...

Suallerden birincisi ve ikincisi, gelmiş ve geçmiş din kahramanlarına aitti... Fakat üçüncüsü gelmiş ve geçmiş hiç bir insanın anlayamayacağı ve çözümleyemeyeceği bir şeydi. Sırların sırrı:

- RUH NEDİR?

Koştular Allah Resulü'nün huzuruna çıktılar ve sordular...

Nebiyyi muhterem:

- Size yarın cevap veririm, buyurdular. Vahiy bekliyorlardı. Fakat "inşaallah" demeyi unuttular.

Birkaç gün geçti, vahiy gelmedi. Allah Resulü son derece ızdırap duydular ve üzüldüler. Yüce Allah'ın emri geldi:

- İnşallah demedikçe hiç bir şey için, onu yarın işlerim demesinler...

Arkasından, suallerin cevabını bildiren vahiyde geldi:

- Evvel zaman içinde gelen yiğitler "Ashab-ı Kehf " dir... Tavaf eri "Zülkarneyn" dir...

Ruha gelince, onun cevabı da şu ayeti kerime:

"Sana "Ruh" u sorarlar. De ki: Ruh, Rabbimin emri (cümlesi) ndendir. (Zaten) size az bir ilimden başka (bir şey ) de verilmemiştir..." (İsra Suresi / 85)

İmam-ı Buhari'den:

Muazzez sahabilerden Abdullah ibn-i Mes'ud (r.a) anlatıyor:

- Bir gün Allah'ın Resulüyle bir bahçedeydik. Birkaç Yahudi geldi ve "Ruh nedir?" diye sordular. Allah'ın Sevgilisi bir müddet sükût ettiler. Anladım ki, vahiy geliyor. Nitekim "Sana ruh'tan sual edenlere de ki..." ayeti nazil oldu...

12

logo

AlemlereRahmet.Net © | iletişim

Sosyal medyada bizi takip edebilirsiniz...

  • logo
  • logo
  • logo
  • logo