EFENDİMİZ (S.A.V)'İN HİCRETİ
GERİDE OLAN HADİSELER
Başıma gelen bu iş, Allah Resulünün yakında ne mertebelere varacaklarını bana göstermeye kâfi geldi.
Varlığın nuru yolda bir çobana rastlayıp biraz süt istediler:
- Bize biraz süt verebilirmisin?
- Yanımda şu keçiden başka süt verebilecek hayvan yok. Fakat o da hamile, sütü çekildi, kalmadı...
- Sen o keçiyi getir de görelim.
- Pekâlâ!
Çoban keçiyi alıp geldi. Allah'ın Resulü mukaddes ellerini keçinin memesinin üzerine koydular. Keçinin memesi sanki bir pınar... Süt akmaya başladı...
Keçinin memeleri altına Hazret-i Ebu Bekir'in kalkanını tuttular. Kalkan süt doldu. Evvela Hz. Sıddık'a, sonra hizmetçilere ve çobana içirdiler. En sonra da yine sağıp kendileri içtiler.
Çobanın gözleri hayretle açılmış, Allah Resulüne soruyor:
- Allah aşkına, sen kimsin? Vallahi, ben senin gibi insan görmedim...
- Kim olduğumu söylersem, onu saklar ve kimseye bildirmeden gizli tutabilirmisin?
- Elbette...
- Allah'ın Resulü Muhammed dedikleri benim!
- Demek Kureyş'in yolunu sapıttı dedikleri sensin ha? ...
Onlar öyle söylüyor!
- Ben şahadet ederim ki sen Hak Peygambersin ve senin getirdiğin hak dindir ve senin işlediğin işi Peygamber olmayan yapamaz ve ben sana tabi oldum ve seninle giderim! ...
- Şimdi beraber olamayız. Çünkü senin buna gücün yetmez. Sabret. Benim zuhurumu işittiğin zaman bana gel! ...
Baş üstüne, ey Allah'ın Resulü! ...
Yola devam ediyorlar...


