EFENDİMİZ (S.A.V)'İN HİCRETİ
HİCRET
Hatta bir gün, muazzez sahabilerden ve ebedi âşıklardan Hz. Ebu Hureyre (r.a), sahabi topluluğuna şöyle soracaktır;
- Allah'ın huzurunda alnını, bir kere bile secdeye koymaksızın, namazsız niyazsız cennete giren kişiyi bana haber verin bakayım?
Herkes susacak...
O zaman Hz. Ebu Hureyre:
Çünkü bu zat kuşluk vakti iman etmişti, henüz öğle olmadan da şehit olmuştu. Yani namaz kılacak vakit olmamıştı ki namaz kılsın... Böylece alnı hiç secdeye gelmeden Cennete girdi...
Onun hakkında Allah'ın Resulü dediler:
- Az işledi, çok kazandı!..
Topyekün İslama can atan bu Abdü'l Eşhel topluluğu bir mübarek kadrodur ki, aralarından tek münafık çıkmadı...
Yine bir mevsim geçti, zilhicce ayının ortalarında, yine aynı buluşma yerinde, yetmiş Medineli Müslüman Hakk'ın nebisinin huzurunda... Aralarında iki de kadın...
Peygamberler peygamberiyle şöyle bir ahd ve misak yapıldı:
- Bundan böyle Allah'ın Resulünü, nefislerimizi, zevcelerimizi, çocuklarımızı koruduğumuz gibi koruyacağız. O'nu canımızdan, malımızdan kıymetli bileceğiz! O'nun düşmanlarını düşmanımızdan sayacağız ve karşılarına kılıçla çıkacağız...
O'nun yolunda, gerekirse Arapla ve Acemle cenkleşeceğiz!..
Kâinatın Efendisi mukaddes elini uzattı ve Medineli Müslümanlar, teker teker ellerini, insanlığı çekip kurtarmak için yaratılan mübarek elin üstüne koydular... Ve saadetlerin en büyüğüyle mükâfatlandılar, Allah Sevgilisinin elinden ölümsüzlük iksiri içtiler... Ve onun saadet havuzuna atıldılar...
Nebiyyi Muhterem, Medineliler arasında on ikisini öbürleri üzerine kolbaşı seçtiler ve dua buyurdular...
Bütün bu olup bitenler Kureyş kafirlerinden gizli... Birtakım sızıntılar etrafı yalamaktadır amma, planın özünü ve azametini anlayan yok... Mekke'de fışkıran nur, Medine'yi sarmaya başladı, Medine kandil kandil...


