logo

logo

EFENDİMİZ (S.A.V)'İN HİCRETİ

HİCRET

Allah'ın Sevgilisine bir yıl sonra aynı yerde tekrar buluşmayı vadeden Medineliler geldi. Bu defa on iki kişi... Beşi geçen seneki nur yolcularından ve Medine'nin kandil çemberini kuranlardan... Yedisi de ilk defa gelenler... Eskilerden yalnız Cabir ibn-i Abdullah gelememişti...

Yeniler şunlardı:

Muaz bin Haris

Zekvan ibn-i Abd-i Kays

Ubade bin Samit

Ebu Abdurrahman Yezid bin Selame

Abbas bin Ubade

Ebü'l-Heysem bin Teyhan

Uveym bin Saide.

Kâinatın Efendisi ile aynı yerde görüştüler. Geriye kalanı da İslama can attı ve hep beraber Allah'ın Resulüne bir anlaşma biati ettiler.

İslam ile hayat bulan ve nurlanan Zekvan ibn-i Kays, peygamberler Peygamberi ile Mekke'de kaldı, sonra hem Mekkeli "Muhacir"lerden, hem de Medineli "Ensar" dan oldu ve Uhud gazasında şehid düşüp gerçek hayata geçti...

Bu biat, şu ölçüleri çerçeveliyordu:

Allah'a şirk koşmamak...

Hırsızlık ve zinada bulunmamak...

Çocuk öldürmemek...

Bühtan ve iftira etmemek...

Allah'ın emirlerine isyan etmemek...

Allah'a kulluk ve bağlılık dışına çıkmamak...

Kâinatın Efendisi buyurdular:

- Kim bu ahde vefa gösterirse Allah onu Cennete alır. Kim aykırı davranırsa onun işi Allah'ın iradesine kalmıştır. Dilerse azap, dilerse affeder.

Bu hadisten süzülecek mana şudur ki: Bir insan İslama geldikten sonra günah işlemekle kâfir olmaz; Allah, günahkâr mü'mini dilerse bağışlar... Dilerse azap eder. Çünkü ona hesap sorulmaz!

Medineli Müslümanlar büyük bir heyecan içinde ve şevkle "Kabul ey Allah'ın Resulü!" deyip yurtlarına döndüler...

Medineli sahabilerin başı, Esad bin-i Zürare...

123