logo

logo

EFENDİMİZİN GENÇLİK ÇAĞI

PANAYIR

Beyaz, yeşil ipekler, al kırmızı renkler, desenler, motifler ve binlerce insanın çizgi çizgi bir cümbüş içinde fıkırdadığı panayır... Ve kızıl tüylü bir deve üstünde Kuss bin-i Saide...

Meydan cıvıl cıvıl insan kaynıyor.

Kuss bin-i Saide'nin gözleri çukura kaçmış ve içinin ufuklarına dalmış, yaşı ve iki büklüm...

Birden başını kaldırıyor ve renk cümbüşü içinde fıkırdayan insanlara sesleniyor.

Kalplerde, rahmet bekleyen çatlamış topraklar gibi derin bir suküt...

İrfan incileri ve hikmet elmasları çağıldıyor:

- "Ey insanlar! Geliniz, dinleyiniz bekleyiniz!

İbret alınız!

Yaşayan ölür, ölen fena bulur...

Olacak neyse olur.

Yağmur yağar, otlar biter, çocuklar doğar, annelerin ve babalarının yerini alır. Derken hepsi birden silinip gider.

Olayların ardı arkası kesilmez. Hepsi birbirini kovalar.

Kulak verin, dikkat kesiliniz; gökte haber, yerde ibret alınacak işler var...

Yeryüzü bir büyük divan, gökyüzü bir yüksek tavan...

Yıldızlar yürür, sular durur... Gelen kalmaz giden gelmez... Acaba varlıkları yerden hoşnut olup da mı kalıyorlar? Yoksa orada kalıp da uykuya mı dalıyorlar?

Yemin ederim, yemin ederim ki, Allah'ın indinde bir din vardır ki şimdi içinde bulunduğumuz dinden daha sevgilidir.

Ve Allah'ın gelecek bir peygamberi vardır ki, gelmesi pek yakındır. Gölgesi başımızın üstünde...

Ne mutlu o kimseye ki, Ona iman eder; O da kendisine hidayet...

O'na isyan ve düşmanlık edecek olana eyvah , eyvah!..

Ömürleri gafletle geçen topluluklara eyvahlar olsun!..

Ey insanlar!

Hani ya babalar, dedeler, atalar?.. Nerede soy sop?..

Hani ya süslü saraylar ve mermer binalar yükselten Ad ve Semud milletleri?..

Hani ya, dünya varlığından gururlanıp da:

- Ben sizin en büyük rabbiniz değil miyim? Diyen Firavunla Nemrut?..

Onlar zenginlikçe, kudret ve kuvvetçe sizden çok üstündür. Ne oldular?

Toprak onları değirmeninde öğüttü, toz etti dağıttı. Kemikleri bile eriyip gitti. Çatıları yıkılıp süpürüldü.

Şimdi onların mekânlarını köpekler şenlendiriyor...

Sakın onlar gibi gaflete düşmeyin, onların yolundan gitmeyin!

Her şey fani; baki olan Allah... Ortaksız ve benzersiz, mutlak bir Allah... Tapınılacak ancak O...Doğmuş ve doğurmuş olmaktan münezzeh Allah...

Evet, evet...

Olup bitenlerde, gelip geçenlerde, bize ibret olacak çok şey var...

Ölüm bir ırmak... Girecek yeri çok ama çıkacak yeri yok...

Büyük, küçük, hep göçüp gidiyoruz.

Herkese olan, size ve bana da olacaktır."

12