EFENDİMİZİN GENÇLİK ÇAĞI
İŞTE SEVGİ
Saadet devrinde bir gün Hazret-i Aişe (r.a) Kâinatın Efendisine dedi ki:
- Allah, sana Hatice'den alasını nasip etti!
Dirayet ve zerafet timsali Hazret-i Aişe'nin nefsini kast ederek söylediği ve gayet ince bir kadınlık nüktesiyle Nebiler Nebisinin tercihini yokladığı ve:
- Hatice vefat ettiyse yerine ben geldim.
Diye ima ettiği bu söze âlemlerin tacı şu cevabı verdiler:
- Hayır, Aişe! Allah bana Hatice'den alasını nasip etmedi. İnsanların beni yalancı çıkardığı zaman bana herkesten evvel iman eden, insanların beni mahrum bıraktığı demlerde bana bütün malını veren O'dur...
Evet, böylece oldu. Küfür ve inkar ehlinden biri ne vakit Allah'ın sevgilisini incitse kendisine ilk dayanak, ilk kucak açan, ilk teselli veren büyük ve temiz Hatice'ydi...
Onun gönlü elmas renkli incilerle doluydu; gönül toprağında nice güller açmıştı. Allah'ın Resulünü öyle bir aşk ve öyle bir muhabbetle seviyordu ki, bütün ömrünce bu sevgiyle hemdem oldu. İnsanlara Allah'ı sevdirmeye memur Allah'ın Sevgilisini kim sevmezdi? Bu sevgiden mahrum olan Allah'ı sevebilir miydi?
Allah'a giden yolun bir tek rehberi vardı.O da, iki cihanın saadet güneşi Cenab-ı Ahmed'di. Salat ona, selam ona!
İsmet ve iffet sadefi Hazret-i Hatice (r.a), kadınlık dünyasının burcunda dalgalanan bir bayrak oldu...
Büyük ve temiz Hatice'nin en sıcak sevgi ve itina bucağında seneler geçti.
Allah'ın Resulünde hep düşünce, hep düşünce...
Ve tefekkür, tefekkür, tefekkür...
37 yaşlarında kulaklarına gaipten sedalar geliyor. Bu sesler hep mukaddes isimlerini haykırıyor. Ve ışıklar; garip, esrarlı, anlatılmaz ışıklar...
Birden bire dikkat kesilip ufukları süzüyorlar.
Hiçbir şey yok...
Bu hallerini yalnız ulvi zevcelerine açıyorlar...
Hz. Hatice'den teselli edici sözler:
- Korkma! Senin gibi bir kuluna Allah fenalık eriştirmez...
Ve derin bir sükut...
Artık Allah'ın Resulü ışık üstü ışıklar içinde yüzmededir ve şimdiden ortalıkta görünmedik, tanınmadık bir aydınlık vardır... Semalarda renk ve ses cümbüşü ve ufuklarda elvan elvan Peygamber kuşağı... Ve gökler infilak etmek üzere... Zaman, Allah'ın "OL" dediği zaman...


