logo

logo

EFENDİMİZ (S.A.V)'İN GAZALARI

HUZEYN GAZASI

O gün Varlığın Nuru, Havazin taifesinin kılıçtan geçirilmesini emrettiler.

Bedir ile bu gazaya mahsus olmak üzere melekler inip Müslümanların safında çarpışmışlardır.

Göklerin takva askerleriyle, yerlerin iman arslanları bir safta.

Bu gazada dört sahabi şehid olup Cennetlere uçtu.

Allah Resulünün emriyle kaçan düşman takip edildi ve kökü kurutuldu.

Birtakım dökündüler Evtas denilen vadiye çekilmişlerdi. Üzerlerine sahabiler demetinden bir müfreze gönderildi. Ebu Amir şehid oldu ve yerine Ebu Musa Hazretleri geçti.

Düşman kılıçtan geçirildi. Baştanbaşa ölü ve esir. Bir sürü de ganimet.

Esirler Peygamber otağında. Esirlerin içinde Allah Resulü'nün çocukluğunu beraber geçirdiği, sütkardeşi Şeyma.

Nebiyyi Muhterem, sütkardeşini görür görmez hemen tanıdı, mübarek gözlerinden elmas elmas yaşlar aktı.

Herkesin imdadına yetişen o deniz huylu yüce Peygamber hemen mübarek hırkalarını yere serdiler ve Şeyma'yı üzerine oturttular. Şeyma, bu tecelliye hayran.

İş bununla da kalmadı. Varlığın sebebi olan Cenab-ı Ahmed (s.a.v), Şeyma'ya birkaç köle ve cariyeyle iki deve ve bir miktar koyun hediye edip, onu, kabilesinin Müslüman olanlarına iade ettiler.

Şeyma, vaktiyle Nur-u Cihanın koruyucu bulutu altında ne günler yaşamıştı. Allah Sevgilisi'nin çocukluk demleri ve pamuk pamuk bulutların saadet bahşeden gölgeleri.

Şimdi Şeyma, zaman şeridini iplik iplik çözmeye çalışıyor ve hep o küçücük dünyalarını, saadet dolu günlerini düşünüyor.

123