logo

logo

EFENDİMİZ (S.A.V)'İN GAZALARI

HUZEYN GAZASI

Bindikleri Düldül ise, Allah Resulünün şevkiyle, onu yürümekten alıkoymak isteyen sahabileri rüzgâr rüzgâr uçuruyor.

Hal böyle iken birdenbire Ebedi Hayat Müjdecisi ferman buyurdular:

- Ya Abbas! Sahabilere nida et, dönsünler.

Peygamber amcası Hz. Abbas, Düldülü bıraktı ve yüksek sesle nida etti:

- Ey sahabiler! Ey Seriye eshabı! Ey Bakara Suresi eshabı! Dönünüz! Cenge dönünüz!

Hz. Abbas'ın gür sesiyle Huneyn vadisi dalgalanıyor:

- Ey Allah Resulünün sahabileri! Dönünüz!

Bir an için perişanlığa düşmüş olan ve bozulan sahabiler mıhlanıp kaldı. Mıhlanıp kalan önündekini durdurdu ve sahabiler denizinden bir nidadır koptu:

- Lebbeyk!..

Ve hemen cenk meydanına koştular, Allah Resulünün etrafında halkalandılar.

Sanki evvela bozulup kaçanlar başka, sonra tekrar dönenler başka insan. Sanki içlerinde yanardağ bir an için sönmüş şimdi yeniden alev almıştır.

Hep birden toplanıp gürül gürül düşman üstüne atıldılar ve "Allah Allah" nidalarıyla ufukları inlettiler.

Artık nehir tersine dönmüştü.

Kâinatın Efendisi buyurdular:

İşte ocak şimdi kızıştı!

Ve yerden bir avuç toprak alıp düşman saflarına savurdular:

- Yüzleri kara olsun!..

Çelik yapraklı ağaçlar ormanında müthiş kasırga. Bütün kâfirlerin gözleri kum doldu. Düşman, iman rüzgârı önünde yaprak yaprak yere düşüyor.

Yerde, kan havuzu içinde yüzen kâfir kelleleri.

Allah'ın arslanı ve evliyalar sultanı Hz. Ali (r.a) bir hamlede düşmanın bayraktarını ikiye biçti ve muazzez sahabi Medineli Ebu Talha, müşriklerden yirmisinin ciğerini deldi.

Nebiler Nebisi, Düldül'ün üzerinde heybetle doğrulmuş, buyuruyorlar:

- Ben Allah'ın Resulüyüm ve yalan söylemem! Ben Abdülmuttalib'in oğluyum!

Murad şuydu:

"Nübüvvet sıfatıyla yalan bir araya gelmez. Ben Hak Peygamberim! Peygamber yalan söylemez. Ben kesin olarak biliyorum ki, Allah bana zafer vaat etmiştir. Benim dönmem ve kaçmam ihtimali yoktur."

123