EFENDİMİZ (S.A.V)'İN GAZALARI
HAZIRLIK
Allah'ın Sevgilisi, taşları eritecek nazarıyla Hatib'e baktılar:
- Doğru söylediğine inanıyorum ya Hatib.
Hz. Ömer (r.a) köpürdü:
- Ey Allah'ın Resulü, bırak şu adamın boynunu vurayım!
- Hayır, ya Ömer! Bu adam Bedir gazasında bulunanlardandır. Allah'ın onu affetmeyeceğini ne biliyorsun?
Kerem ve af sahibi ve varlığın sebebi olan Peygamber-i Zişan Hatib'i affettiler. Tüyler ürpertici af ve merhamet tecellisi.
Hz. Ömer'in yukarıdaki sözü, onun İslam ve imana şiddetli bağlılığındandı. Ve münafıkları sevmemesindendi. Hatib'in Allah Resulüne aykırı hareket etmekle öldürülmeye müstahak olduğunu sanmıştı. Hâlbuki Hatib'in itikadında ve imanında fesat yoktu.
Hatib'in yazdığı mektup şuydu:
- Ey Kureyş topluluğu! Allah'ın Resulü, üzerinize sel gibi askerle yürümek üzere. Vallahi, yalnız bile gelse Allah O'na yardım eder. Başınızın çaresine bakın!..
Nebiler Nebisi, emirlerindeki kabilelere haber gönderdiler. Bütün sahabiler, bütün varlıklarıyla Medine'de, Peygamber otağında. Irmak ırmak çağlayış ve şevklerinin en büyüğü içinde hareket saatini bekliyorlar.
Allah'ın Resulü İbn-i Ümmü Mektum Hazretlerini Medine muhafızı tayin buyurdular ve kendileri İslam ordusunun başında harekete geçtiler...


