logo

logo

EFENDİMİZ (S.A.V)'İN GAZALARI

HAYBER GAZASI

Hayber, Şam istikametinde nur şehri Medine'den sekiz konaklık yolda bir şehir. Önceleri, mamur ve muazzam bir beldeydi.

Kâinatın Efendisi, Hicretin yedinci yılı başında, Mekke dönüşlerinin hemen arkasından Hayber seferine çıktılar. Beraberlerinde 1400 sahabi ve Ümm-ü Seleme Hazretleri.

Sahih-i Buhari yoluyla Seleme bin Ekva Hazretleri anlatıyor:

Allah'ın Sevgilisiyle Hayber Gazasına çıktık. Geceleri yol alıyorduk. Sahabilerden biri; Amr Hazretlerinden şiir okumasını rica etti. O da devesinden indi ve kendi şiirlerinden içli içli okumaya başladı.

- Allah'ım! Sen bize hidayet etmemiş olsaydın, bize doğru yolu göstermemiş ve bize rahmet etmemiş olsaydın (biz, muhakkak şaşırırdık). Rabbim hayatım senin rızan uğrunda feda olsun! Bizi işleye geldiğimiz geçmiş günahlarımızdan yarlığa! Ve gönüllerimize sükûnet ve metanet koy! Düşmana kavuştuğumuzda da ayaklarımızı sabit kıl! Allah'ım! Din düşmanları bizi fenalığa davet ettiklerinde imtina ederiz. O düşmanlar ki, onlar müşrikleri haykırarak üzerimize davet etmişlerdir.

Allah'ın Sevgilisi sordular:

- Kimdir, şiir okuyarak develeri süren?

Sahabiler cevap verdiler:

- Amir bin Ekva'dır, (ey Allah'ın Resulü)!

Kâinatın Efendisinin mukaddes dudaklarında çiçek çiçek bir tebessüm:

- Allah Amir'e rahmet etsin! Diye dua buyurdular.

Bunun üzerine bir sahabi, (Hz. Ömer r.a.) atıldı:

- Ya Nebiyallah! Duanız bereketiyle Amir Cenneti hak etti. Amir'in şehadeti vacip oldu. Keşke bu duaya bizi de ortak edeydin.

Peygamber ordusu billur bir ırmak gibi aktı. Kaleye gece vardılar ve sabah oluncaya kadar beklediler. Sabah olup da, Yahudiler ellerinde kazma, kürek, zenbil, işlerine gitmek üzere şehirden çıktıkları zaman birdenbire Peygamber ordusunu karşılarında gördüler ve avaz avaz bağırdılar:

- Vallahi, işte Muhammed ve işte O'nun askeri.

12