logo

logo

EFENDİMİZ (S.A.V)'İN GAZALARI

ALTINCI YIL VE SULH

Sahabilerden bir zat, Allah Resulünün bildirisini Kureyş'e anlatmak üzere Mekke'ye gitti.

Kureyş kâfirleri önce kahkahayla güldüler. Sonra sulha rıza gösterdiler, Şartlarını ileri sürdüler:

1- Kâbe ziyaretinden bu sene vazgeçilsin.

2- Taraflar arasında 10 sene cenk olmasın.

Kureyş elçisi bu şartlarla Hudeybiye'ye geldi ve Allah Resulünün huzuruna çıktı. Allah'ın Resulü, Hz. Ali'ye emrettiler:

- Yaz, en başa: "Rahman ve Rahim olan Allah'ın ismiyle" diye yaz!

Süheyl hemen atıldı:

- Olmaz!

- Niçin?

- Biz "Rahman" ve "Rahim" isimlerini bilmiyoruz. Sadece "Allah'ın ismiyle" diye yazılsın!

Sahabilerde fırtına:

- Senin dediğin hiç olmaz!

Cenab-ı Ali (k.v), elinde kâğıt ve kalem vazifesi gören birer alet, herkesten fazla "Olmaz!" diye nazarlarla bakıyor.

Peygamberler Peygamberi Hz. Ali'ye buyurdular:

- Yaz Ali, dediği gibi yaz, sadece " Allah'ın ismiyle" diye yaz!

Ve Cenab-ı Ali (k.v), Besmeleyi, "Rahman" ve "Rahim" isimlilerinden ayrı olarak yazınca, Allah'ın Sevgilisi, topyekün zaman ve mekânın ve bütün mahlûkatın Peygamberi ilave ettiler:

- Yaz: "Allah'ın Resulü Muhammed, o şartla sulhu kabul eder ki..."

Küfür elçisi Süheyl, mürekkep hokkası karanlık ağzını açıp haykırdı:

- Eğer biz senin Allah'ın Peygamberi olduğunu kabul etseydik, hiç Kâbe'yi ziyaretine mani olur ve seninle bunca zaman cenkleşirmiydik?

Herkes dondu...

123