logo

logo

EFENDİMİZ (S.A.V)'İN GAZALARI

HARP HİLEDİR

- Bu saatte nereye çıkıyorsun, a adam?

Kaab öfkeyle haykırdı:

- Sen sus a kadın! Bu seslenen Muhammed bin Mesleme ile kardeşim Ebu Naile'dir.

Kadın:

- Emin ol, dedi; ben bir ses işittim ki ondan kan damlıyor (şer seziliyor)!

Kaab yine karşılık verdi:

- O benim kardeşim Muhammed bin Mesleme ile sütkardeşim Ebu Naile'dir. Hem kerim olan bir genç geceleyin kılıç darbesine çağrılsa bile o çağrıya muhakkak icabet eder.

Ve yanlarına indi.

Muhammed bin Mesleme, kendisiyle beraber iki kişiyi de kaleye soktu.

Bir rivayete göre bunlar, Ebu Abs bin Cebr, Haris bin Evs ve Abbad bin Bişr'dir.

Muhammed bin Mesleme bu arkadaşlarına (önce) şöyle demiş:

- Kaab gelince ben onun başını tutup saçını koklarım. Siz benim Kaab'ın başını sıkıca yakaladığımı görünce hemen kılıçlarınızı çekip Kaab'ı vurunuz.

Lanetli kâfir Kaab bin Eşref, süslü püslü elbiseleriyle ve etrafına kokular saçarak misafirlerin yanına indi. Muhammed bin Mesleme:

- (Aman, dedi; bu ne güzel koku)! Bugünkü gibi güzel koku ömrümde duymadım!

Kaab:

- Ya, dedi; ne sanıyorsun? Arabın en asil ve en güzel kokulu kadınları sinemde yaşıyor.

Muhammed bin Mesleme'nin gözleri ışık ışık yandı ve sevinçle atıldı:

- Başını, saçını koklamama müsaade eder misin?

- Evet, ederim!

- Güzel! Gel seni doya doya koklayayım.

Ve kokladı. Sonra arkadaşlarına da koklattı, sonra:

- Bana, dedi; bir daha koklamaya müsaade eder misin?

Kaab:

- Elbette, dedi.

Bu defa şanlı sahabi Muhammed bin Mesleme Kaab'ın başını sım sıkı yakaladı ve arkadaşlarına haykırdı:

- Haydi, kılıçlarınızla şunun kafasını koparınız!..

Kılıçlar birden pırıldadı ve lanetli kâfirin vücuduna girip çıktı. Kaab'ın feryadı gökleri tuttu ve kale duvarları içinde yankılar yaptı. Ve canı cehennemi boyladı.

Ve güzel bir tertiple Peygamber düşmanını öldüren sahabiler yola revan olup geldiler. Kâinatın Efendisi, onların döndüğü saatte namaz kılıyorlardı. Tekbir seslerinden zaferle döndüklerini anladılar ve tebessüm buyurdular...

12