logo

logo

EFENDİMİZ (S.A.V)'İN GAZALARI

ESİR AMCA

- Karıma altınları bıraktığımı sen nereden bildin, nasıl öğrendin?

- Onu bana Rabbim bildirdi!

Abbas, gönlünden kopup gelen bir hayranlık ifadesiyle haykırdı:

- Ben şehadet ederim ki, sen gerçek Peygambersin ve Allah bir'dir, ondan başka ilah yoktur! Sen O'nun Resulüsün! Benim zevceme altınları bıraktığımı Allah'tan başka bilen yoktu. Vallahi ben altınları gece karanlığında vermiştim.

Peygamber amcası (r.a) fidyelerini veren öbür esirlerle beraber kâinatın iman beşiği olan Mekke'ye döndü. Fakat için için Müslüman olarak. İmana gelip ebedi saadete erdiği, Mekke'nin fethine kadar bilinmedi.

Şanlı Bedir gazasında Allah, sahabilerden 14 kişiye şehitlik nimetini tattırdı. Altısı Muhacir'lerden, sekizi Ensar'dan. İlk büyük İslam cihadında Allah için kanlarını sebil eden ilk şehitler. Bunların ilki, gazada ilk İslam şehidi, ok çarpışması başlar başlamaz vurulan azadlı köle Mihca (r.a).

İslamın ebedi zaferi olan Bedir seferi, Ramazanın sonuna kadar sürdü. Nur şehri Medine'ye zafer müjdesini Harise oğlu Zeyd(r.a) götürdü. Müslümanlar bu ilahi tecelli karşısında iplik iplik gözyaşı döktüler ve Allah'a hamd ettiler.

Kâinatın Efendisinin kadri yüce kızlarından Hazret-i Rukıyye o esnada vefat etti. Rukıyye'nin hastalığı, hayâ ve edep incisi Hazret-i Osman'ın Medine'den ayrılmasına engel olmuştu. Bir tarafta zaferin müjdesi ile sevinirken, diğer tarafta Peygamber kızının ebediyete göçüyle kederleniyordu. Fakat ganimet payını, sefere gitmiş gibi hak etti.

Asım bin Sabit isimli sahabi, esirleri Medine'ye sürdü. Ganimet malı Medine civarında Safra mevkii denilen noktada sahabilere taksim edildi. Peşinden Resul-i Kibriya yola çıkıp, esirlerden bir gün evvel nur şehri Medine'ye girdiler.

İnsanlar yola dökülüp saf saf olmuş haykırıyordu:

- Selam sana olsun, ey Allah'ın Resulü!..

Kâinatın Tacı'nın mukaddes dudaklarında cennetler gibi tebessümler...

12