logo

logo

EFENDİMİZ (S.A.V)'İN GAZALARI

CENK BAŞLIYOR

- Siz kimsiniz?

Üç büyük iman arslanı teker teker şerefli unvanlarını saydı.

Küfürden cevap:

- İşte tam istediklerimizsiniz, bize denksiniz!

Karşılıklı yürüdüler, kılıçlar pırıltılar kavisler çizdi...

Müslüman cenkçilerin en yaşlısı Ubeyde Hazretleri... Küfrün en genci Velid ile karşılaştı... Hz. Hamza'ya Utbe düştü. Allah'ın Arslanı ve evliyalar sultanı Cenab-ı Ali'ye de Şeybe...

Kılıçlar parladı...

Hz. Ali'nin şanlı kılıcı, hasmının silahını mum gibi büken ve eriten bir yıldırım inişiyle her şeyi bitirdi. Kâfirin feryadı gökleri tuttu:

- Öldüm!..

Kâfir bir darbede diklemesine ikiye biçilen bir odun halinde yere yuvarlandı. Bir kan havuzu halini alan kumlar üzerinde debelene debelene canı çıktı...

Hz. Hamza (r.a) da Utbe isimli kâfire aynı akıbeti biçmekte geç kalmadı... Fakat yaşı biraz ilerlemiş olan Ebu Ubeyde Hazretleri, genç hasmı önünde biraz zorlanır gibi oldu. Ve müthiş bir iman hamlesiyle savurduğu kılıcına, düşmanı kadar kendiside hedef oldu... Hamlesinin dehşetinden, kendiside dizinden yaralandı... Hamle tam genç kafire geçmek üzereyken, Allah'ın arslanı Hz. Ali ve beraberinde Hz. Hamza atıldılar, bir hamlede kafirin işini bitirdiler, Ebu Ubeyde Hazretlerini kurtardılar...

Cenab-ı Ali (k.v) hadiseyi şöyle anlatıyor:

- O gün meydana ilk olarak Rebia oğlu Utbe çıktı. Arkasından, oğlu Velid ile kardeşi Şeybe... Nida edip er dilediler. Ensardan birkaç kişi ilerleyip karşılarında yer aldı. Bunların kim olduklarını öğrenince kendileriyle işleri olmadığını ve ille amcaoğullarını istediklerini söylediler... Allah Resulünün emriyle Ebu Ubeyde, Hz. Hamza ve ben çıktık... Hz. Hamza Utbey'le karşılaştı; Ben Şeybe'yle... Ebu Ubeyde ise Velid'e saldırdı. Ebu Ubeyde'yle Velid birbirini ezerken ben ve Hz. Hamza işimizi bitirip onun yardımına koştuk ve rakibini yere serdik...

Üç azılı kafir, kanlar içinde ve kum üstünde cansız yatıyor... Açık gözler ve çarpık suratları ile, nur indiğine inanmadıkları semaya bakıyorlar...

12