logo

logo

EFENDİMİZ (S.A.V)'İN ÇOCUKLUK YILLARI

EBU TALİB

İnsan, hayvan, kum, dağ taş suya kanıyor... Ve gökleri gösteren minicik şehadet parmak bir müddet öyle kalıyor...

Yine yıllar ve çığırlar geçecek, ileride Allah'ın Sevgilisine Nebîlik ve Resûllük geldikten sonra, Ebu Tâlib, Kureyşlilerin eza ve cefasına karşı siper alarak Nebîler Nebîsini kurtarmaya ve korumaya çalışırken, bugünleri birden hatırlayacak ve diyecektir ki:

"Bir kavmin reisini bırakması?
Sadece vazifesini yerine getiren,
Sözü ve sohbeti mükemmel,
Gayret ve faaliyet sahibi
Reisini bırakması?...
Huzuriyle semâdan yağmur istenen,
Öksüzlerin sığınağı,
Zayıfların kucağı,
Asîl reisini bırakması?
Hiç böyle bir şey olur mu?
O ki, Hâşim oğulları gibi
Bir soyun bütün düşkünleri
Kendisine iltica eder...
Neticede onlar da kendisinin
İhsan gölgesi altındadırlar.
Böyle bir reisi bırakmak?
Hiç olur iş mi bu?.."

Ebu Tâlib, Allah Resûlünün nebîliğine işaret eden bu sözleri söyleyebilmiştir. Bu kasidedeki delâletlere göre, onun İslamiyetini kabul edenler vardır.

Fakat ne hazîn bir tecelli, ne yürekler dağlayan bir son...

Evet, Ebu Tâlib, sadece yeğenini sevendir; O'nu bütün manasıyla kabul eden değil...

Sen bahçıvan ol, çiçeği yetiştir, onu bir defacık koklayamadan git...

Âlemde alınacak ibret varsa; işte budur...

Ebu Tâlib bütün ömrü boyunca, mübarek yeğenine, en küçük soluğun bile örseleyeceğinden korktuğu nâdide filiz itinası gösterdi...

Hilkatin fâtihası, nübüvvetin hâtimesi, insaniyetin melcei, adalet ve hürriyetin banisi, ins ü cinin Peygamberi, Mahkeme-i Kübrâ'nın şefâat tâcı, Sidre-i Müntehâ'nın hususî misafiri, mekârim-i ahlâkın mütemmimi, İmamü'l Harameyn, Ceddü'l Hasaneyn Cenâb-ı Muhammed'in amcası, şanlı büyük baba Abdülmuttalib gibi bir şahsiyetin oğlu Ebu Tâlib... Sana gökyüzünün bütün yıldızları gözyaşı halinde dökülse, tek teselli olabilir mi?...

12