ALEMLERİN HÜZÜN YILI
VEDA HACCI
İşareti bütün inceliğiyle ve hikmetiyle en derin gören ve anlayan, Allah'ın Resulü.
Hicretin onuncu yılı Kurban bayramına doğru belli başlı gününde yerine getirilmek üzere, Hac kararını veriyorlar. Hicretten beri farz ilk hac.
Haber dalga dalga bütün Arap yarımadasını çalkaladı:
- Allah'ın Resulü bu sene haccedecek!
İnsanlarda bir heyecan, bir kaynaşma, bir ilahi çağlayış. Allah'ın Resulüne katılacaklar dalga dalga, Medine yollarında. Cihanın her istikametinden Peygamber şehri Medine'ye doğru çizgiler uzanmaya başladı. Nur şehri Medine, her istikametten uzanan ipliklerin bağlandığı çivi.
Bu çizgiler ve iplikler, Medine'ye akan insan selinin izleri.
Halik-i Azimin muhterem Peygamberi yıkandılar, ihrama girdiler ve öğle namazından sonra Medine'den hareket ettiler.
Peygamber evinin mensupları da beraberlerinde.
Kâbe hareminin başlangıç noktası olan mevkie geceleyin vardılar. Geceyi orada geçirdiler. Sabahleyin tekrar yıkandılar, ismet ve iffet sedefi Hazret-i Aişe'nin itinalı elleriyle kokulandılar. İki rekât namaz kıldılar. İhrama girdiler ve Kusva isimli develerinin sırtına binip ilerlediler.
- Lebbeyk, Allahümme, lebbeyk.
Allahım! Ben senin emr ü fermanına her zaman itaat ederim. Senin için ortak yoktur. Davetine daima hulus ve sadakatle icabet ederim. Şüphe yok ki hamd de, nimet de Sana mahsustur, mülk de. Senin şerikin yoktur Mabudum.
Etraflarında, yüz bine yakın sahabiler halkası. Her göğüsten aynı nida fışkırıyor. Bütün dünya ayağa kalkmış gibi. Ve bütün feza, Allah'a yükselen bu sesin heybetiyle inliyor. Hazret-i Ali (r.a) de Yemen dönüşü Mekke'ye gelip sahabilere katıldı.
Kâinatın Efendisi:
- Lebbeyk, Allahümme, lebbeyk! dedikçe, yüz binlerin göğsünden aynı nida fışkırıyor ve bu muhteşem topluluğun sesi gökleri deliyor.
Sahabilerden Hazret-i Cabir:
- O an gözlerimi kaldırıp yukarıya bakınca kendimi uçsuz bucaksız bir insan ormanında sandım.
Nur şehri Medine'yle, iman beşiği Mekke arasında bir ay süren yolculuktan sonra, Zilhicce'nin dördüncü günü Beni Şeybe kapısından mukaddes beldeye girdiler.
Mekke, olanca ahalisi ve etraftan akın edenlerin seliyle Allah'ın Resulüne istikbal ediyor.
Âlemlere Rahmet olan yüce Peygamber, çocukları devesine alıyor; kimini önüne, kimini arkasına bindiriyor. Haşim oğullarına ait çocuklar sevinçlerin en taşkını içinde zıplayıp hoplamakta ve cıvıl cıvıl kaynamakta.
Mekke, ilk defa bu kadar büyük bir neşeyle deniz deniz fışkırmakta.
Allah'ın mukaddes evini uzaktan görünce buyurdular:
- Allahım! Şan ve şeref senin evindir!.. Kâbe'yi tavaf ettiler.
Mübarek dudaklarında çiçek çiçek bir tebessüm ve dillerinde bir ayet:
- Siz de İbrahimin makamından bir namazgâh edinin!


