logo

logo

EFENDİMİZ (S.A.V)'İN MİRACI

MADDE ALEMİNE DÖNÜŞ

Miraç'ta bütün peygamberler Allah Resulünün arkasında namaz kıldılar ve O'nun üstünlüğünü belirttiler, miracını kutladılar...

Miraç gecesinin sabahı, Kâinatın Efendisi, bu ilahi tecellilerle dolu hadiseyi haber verdiler...

Dinleyenlerde hayret...

Hem öyle bir hayret ki, gökler çatlasa, yıldızlar dökülse bu kadar olmaz... Ne akıl eli oynuyor, ne vehim kuşu kanat çırpabiliyor, ne hayal harekete geçiyor...

Taptıkları putlardan farksız, donuk gözler, çarpık suratlarla debelenip duruyorlar..

İman sahiplerinde ise teslim ve tevekkül edası:

- Ey Allah'ın Resulü, diyorlar; hepsi doğru, hepsi doğru!..

Bu müthiş haber, dalga dalga, Mekke'yi tuttu... Ve kâfirlerin aklı büsbütün kamaştı... Allah'ın Sevgilisine dediler ki:

- Senin bu sözlerine delil nedir? Biz bunun bir benzerini ne duyduk, ne de gördük...

Allah'ın Resulü cevap verdiler:

- Buna delil, filan oğullarının devesine filan vadide, filan yerde rastladım. Develerini kaçırmışlar arıyorlardı. Onları, develerine doğru kılavuzladım ve ben Şam'a yöneldim... Sonra, dönüşümde Dabhanan'a geldiğim zaman, filan oğullarının kafilesine rastladım. Develerini kaçırmışlar arıyorlardı. Onları, develerine doğru kılavuzladım ve ben Şam'a yöneldim... Sonra, dönüşümde Dabhanan'a geldiğim zaman, filan oğullarının kafilesine rastladım, onları uyur bir halde buldum. Onlara ait, üzeri örtülü su kabının örtüsünü açıp içindeki suyu içtim. Yine üzerini eskisi gibi örttüm...

Başka bir delil de, sizlere ait bir kafileye Ten'im yokuşunda rastladım ki, önde, karam tırak bir deve vardı.

Üzerinde iki çuval bulunuyordu, birisi siyah, öbürü daha renkli idi...

Müşrikler hayretler içinde gelen kervanın yoluna çıktı ve aynen Nebiler Nebisinin dediği gibi olduğunu gördü. Ne çare ki mühürlü kalplere iman devleti yine nasip olmadı.