logo

logo

EFENDİMİZ (S.A.V)'İN HİCRETİ

MANEVİ MİRAS

Nebiler Nebisinin öteler ve yükseklikler âlemine ait Miracı değil bu; o has ismiyle tek ve mutlak Miraç... O, akılları kamaştıran, imanları coşturan, kelimeye, ifadeye sığmaz bir mucize...

Bir de yüce Allah'ın her mü'min kuluna, her iman sahibine açık bıraktığı bir yol var ki: O da Allah'a ermenin yolu...

Kısaca ifade edecek olursak, erenlerin, nurlu yolu...

Tasavvuf!

Hem öyle bir yol ki, nice mana erleri bu yolda yürümüş ve nur denizinin hakikat sahiline ermiştir.

Bu yolda kimler yok ki: Sıddık-i Ekberle başlayıp en son veliye kadar gelip geçen binlerce mürşid-i kâmil ve nice namsız nişansız Allah dostu...

Şunu da tespit edelim: Önce iman, iman olmadıkça hiçbir oluş yok... Sonra şeriat, sonra tarikat... Peşinden hakikat ve marifet...

Tek kelimesiyle tasavvuf dediğimiz güneş yol...

Günümüzde gönlü kan yuvası haline gelmiş nice irfan öksüzleri var ki, tasavvufun dine sonradan girdiğini sanırlar.

Neredeyse güneş ışığını aydan alıyor diyecekler...

Kargaların güneşe bakışı gibi bir şey...

İşin gerçek yönü öyle mi?

Gerçek şu: Şeriat, O'nun, Allah Resulünün zahiri, tasavvuf da batınıdır. Biri, içinde nur cümbüşü kopan, perdeleri kapalı billur sarayın dışı, öbürü de içi ve ziyafet sofrası... Bu sofradan yiyebilene ne mutlu!..

Allah'ın Resulü bu yolu Sevr mağarasında açtı ve ilk batın istikametini Hazret-i Ebu Bekir'e gösterdi...

Sıddık-i Ekber'i karşısına aldı, dizleri üstü oturttu, gözlerini yumdurdu ve kendisine gizli zikri talim etti:

- Ya Eba Bekir! Dilini damağına yapıştır, hiç hareket ettirme, bütün canını kalbinde topla ve onu içinden gizlice haykır:

- ALLAH, ALLAH, ALLAH!..

Ve Hazret-i Ebu Bekir haykırdı:

- Allah, Allah, Allah...

Her dalından binlerce kol ve budak fışkırmış olan ve binlerce hakikat meyvesi vermiş bulunan erenler ağacı ta o vakit dikilmişti.

Hazret-i Ebu Bekir (r.a) geçidinden Allah Sevgilisinin ruhaniyetine varan yolun, hiç bozulmadan ta o günden bugüne kadar gelmiş bir mektebi vardır...

"Altın silsile"

İşte, tek avizesindeki tek mumda binlerce güneşler pırıldayan, Allah Resulüne ait batın sarayı yolu, kapkaranlık Sevr mağarasında açıldı... Hem öyle açıldı ki, ucu Çin'den Maçin'e kadar uzadı ve nice inci sultanlar bu yola baş koydu.