logo

logo

EFENDİMİZ (S.A.V)'İN HİCRETİ

MAĞARAYA SIĞINMA

Evet:

Yolumuz yâre gider,

Gönül bin pare gider.

Yol boyunca en büyük sıddıkıyet ve teslimiyet örneği Hz. Ebu Bekir (r.a), Allah Resulünün kâh önüne geçerek önünde yürümekte, kâh arkasında kalarak arkasından gitmekteydi.

Varlığın nuru sordular:

- Ya Eba Bekir! Niçin böyle yapıyorsun?

Hz. Ebu Bekir, şevk içinde sesini yükseltti:

- Anam babam sana feda olsun, ey Allah'ın Resulü! Önünüzü, arkanızı gözetlemek, mukaddes vücudunuzu korumak için böyle yapıyorum...

Kâinat'ın Tacı pırıl pırıl tebessüm buyurdular...

Gece karanlığında Sevr mağarasına vardılar... Mağara; haşarat ve vahşi hayvanların yuvası idi...

Sıddık-i Ekber, içeride Allah Resulüne zarar verebilecek yılan ve akrep gibi hayvanların olabileceğini hesap ederek Kâinatın Fahrinin oraya girmesine gönlü razı olmadı:

- Ey Allah'ın Resulü, dedi; Allah aşkına ben girmedikçe, sen girme! Eğer içeride zararı dokunacak bir şey varsa, onun zararı sana dokunmadan bana dokunsun...

Ve mağaradan içeri süzüldü... Elleriyle yerleri yokladı, düzledi, ufak tefek taşları bir kenara attı... Bu arada mağaranın bir köşesinde bir delik buldu.

Elbisesinden bir parça yırtıp oraya tıkadı, geri kalan kısmına da ayaklarını dayadı. Ve seslendi:

- Ey Allah'ın Resulü, buyurunuz!

Nebiler Nebisi içeri girdiler...

Peygamberler Peygamberi mağaraya girince bir çift güvercin gelip mağaranın ağzında yumurtladı. Örümcek de mağaranın ağzını kendine has san'atiyle iplik iplik ördü...

Kureyş kâfirleri ellerinde silah ve meşalelerle geldiler. Mağaranın ağzını kocaman bir örümcek ağının perdelemiş olduğunu gördüler. Ağın ortasında iri bir örümcek, nokta kadar gözleri fırıl fırıl... Uzun ayaklarının salıncağında yaylanıyor... Kenarda bir güvercin yuvası ve yumurtaları...

12