logo

logo

EFENDİMİZİN GENÇLİK ÇAĞI

MUKADDES GENÇ

Nur-u Cihan, artık çocukluk devresini yavaş yavaş tamamlıyor ve gençlik çağına giriyordu.

O'nu, pek yakında "El-Emin" diye vasıflandıracaklar. El-Emin: Doğru, doğruların en doğrusu manasına...

Herkes yalan söyleyebilir. Fakat O, asla söyleyemez. Onun dilinden sadece hakikat incileri, irfan elmasları dökülür. O, her şeyin güzelini, iyisini ve doğrusunu söylemeye memur... O'nun dilinden tek kelimecik olsun yalan çıkmamıştır... O, insanoğlunun, ruh, selim akıl ve ahlak bakımından en üstünü...

Ondaki sadakat da hiç kimsede yok... Her şey de ve her işte bir tane...

Abdullah bin Ebu Hansa anlatır:

-Allah'ın Resulüne Nebilik gelmeden önce kendilerine bir şey vermek için falan gün bir yerde buluşmak üzere söz verdim, fakat ben o gün ve ertesi gün verdiğim sözü unuttum, ancak üçüncü gün hatırladım. Hemen koşa koşa aynı yere gittim ve baktım ki, Allah'ın Resulü aynı yerde bekliyor. Beni görünce:

-Delikanlı, dediler; Beni yordun. Üç gündür seni burada bekliyorum.

İşte ondaki pırıltılı ahlak...

O ileride bir gün şöyle diyecektir:

-Beni rabbim terbiye etti de edebimi ne güzel eyledi.

12