logo

logo

EFENDİMİZİN GENÇLİK ÇAĞI

NEBİYYİ MUHTEREM'İN KOYUN GÜTMESİ

Nebiler Nebisi bu gençlik demlerinde bir müddet kureyşlilerin koyunlarını güttüler. Bizzat kendileri şöyle demişlerdir:

- Koyun gütmeyen hiçbir peygamber yoktur!

Sahabiler sordu:

- Ey Allah'ın Resulü! Sende mi güttün?

- Evet!

İnsanlığın Efendisi, âlemde eşsiz bir zevk ve güzellik tablosu içinde ve Mekke civarında koyun güttüler.

Allah'ın Resulü, mukaddes omuzlarına ilahi memuriyeti aldıkları devirde, sahabeleriyle beraber birgün kıra çıkmışlardı. Sahabeler, kırda, kara dutlara rast gelerek yemek istediler.

Sahabelerin bu hareketlerine, gökleri aydınlatacak bir tebessüm nuruyla nazar buyuran Allah'ın Sevgilisi dediler ki:

- Size onun en kararmış olanını tavsiye ederim. Onun tatlı ve nefis olanı kararmış olanıdır. Çünkü ben, koyun güttüğüm zaman ona, onun rengine aldanmıştım.

Kendisinden soruldu:

- Ey Allah'ın Resulü! Siz de mi koyun güttünüz?

Cevap verdiler:

- Evet! Koyun gütmeyen hiçbir peygamber yoktur!..

Yine birgün şöyle buyurdular:

- Musa(a.s) peygamber gönderildi; koyun güderdi. Davut(a.s) peygamber gönderildi; koyun güderdi. Ben de peygamber gönderildim. Ben de kendi ailemin koyununu Ciyad 'da güderdim!..

Evet, cihanın en büyük Sultanı, Allah'ın Sevgilisi, top yekün zaman ve mekanın peygamberi, gençlik demlerinde koyun gütmüşlerdir. Ve ümmetinden her ferdi çobana benzetmişlerdir ve her ferdi sürüsünden mesul tutmuşlardır...

- Hepiniz çobansınız. Ve hepiniz sürüsünden mesuldür... demişlerdir...

Sürüsünü kurtlara bırakırsa bir çoban,
Onun nedâmet günü geliverir o zaman!