logo

logo

EFENDİMİZ (S.A.V)'İN GAZALARI

BÜTÜN YÜZLER KABE'DE

İşte o günlerde harikalar harikası bir iş oldu:

Kâbe gerilerde, öğle namazı kılınıyor... Âlemin Fahri kıldırıyor. Arkalarında, huşu ve huzur içinde, vecde batmış bir saf... Sahabeler...

Namazın iki rekâtı kılınmış, sıra son iki rekâta gelmiştir...

Allah'ın Sevgilisi ve bütün insanlığın imamı ayağa kalktılar ve öylece durdular...

Müthiş an!..

Resuller serveri, namaz içinde ağır ağır istikâmet değiştiriyor ve mübârek yüzünü, cephesini, görünmeyen bir başka noktaya çeviriyor.

Kâbe...

Döndüler ve âdeta sahabeleriyle yüzyüze, Kâbe istikametinde durdular.

Sahabeler, vecd ve haşyet içinde ve kaygıyla ürpermekte.

Namaz içinde İlâhi ferman gelmiş ve âyet nâzil olmuştur:

Biz yüzünü (vahye intizâr ve iştiyakından) çok kere göğe doğru çevirdiğini görüyoruz. Onun için seni her halde hoşnud olacağın bir kıbleye döndürüyoruz. (Namazda) yüzünü artık Mescid-i Haram tarafına (Kâbe semtine) çevir. (Ey Mü'minler,) siz de nerede bulunursanız (namazda) yüzlerinizi o yana döndürün. Şüphe yok ki kendilerine kitap verilenler bunun Rablerinden gelen bir gerçek olduğunu pek iyi bilirler. Allah onların yapacaklarından gafil değildir. (Bakara Suresi / 144)

Namazın son iki rekâtı Kâbe istikametinde devam etti. Yüce gönüllü sahabeler; kendilerinden geçmiş, elleri önlerinde, yavaşça ve intizam içinde; Kâinatın Efendisinin arkasına doğru süzüldüler ve saf bağladılar...

Başka bir rivayete göre de Allah'ın Resulü, Beni seleme semtinde oturan Ümmü Bişr isimli kadını ziyarete gitmişlerdi. Kadının pişirdiği nefis yemeklerden yediler. Öğle vakti girince, oradaki mescidde namaza durdular. Arkalarında yine sahabeleri saf saf... İlk iki rekâttan sonra büyük tecelli... Âyet okunurken gelen âyet... Namaz içinde Kâbe istikametine dönmesi emrolundu... Herkes, namaz vaziyetinde ve Kâbe istikametinde Allah Resulünün arkasına geçti ve namaz eda edildi...

Bu sebepten sonra İki Kıbleli Mescid denildi ve haber her tarafa dalga dalga yayıldı.

Berâ b Âzib kıblenin değiştirilmesi hâdisesinin, öğle namazında değil, ikindi namazında olduğunu bildirir ve bununla ilgili bir vak'ayı şöyle anlatır:

- Allah'ın Resulü ikindi namazını cemaatle kıldıktan sonra, kendisiyle birlikte namaz kılan sahabelerinden biri, mescidden çıkıp başka bir mescide uğradı ki onlar rükuda idiler. Bu hâli görünce sesini yükseltti: Ben, Allah için şehadet ederim ki, namazı Allah'ın Resulüyle birlikte Kâbe'ye yönelerek kıldım! Onlar da namazlarını bozmadan, oldukları yerde Mekke istikametinde döndüler.