logo

logo

EFENDİMİZ (S.A.V)'İN GAZALARI

GIYABİ NAMAZ

Dokuzuncu yılın Recep ayında bir gün umulmadık bir şey oldu. Allah'ın Resulü, muazzez sahabileriyle beraber gıyabi bir cenaze namazına durdular.

Bu namaz, Habeş imparatoru için kılınan namazdır ve Necaşi kırk günlük yolda, o gün vefat etmiştir.

Şaban ayında ise Peygamber kalbini mahzun eden bir acı. Nebiyyi Muhterem'in kızlarından ve Hazret-i Osman'ın ikinci zevcesi Ümmü Gülsüm vefat etti.

İki Peygamber kızıyla izdivaç şerefini kazanmış olan hayâ ve edep incisi Hz. Osman'ın gözleri yaşlı. Ve Allah'ın Resulü mahzun.

Şevval ayı. Bu ayda münafıklık mikrobunun üreticisi ve baş örneği cezasını buldu.

Abdullah bin Übey isimli meşhur baş münafık öldü.

Oğlu gerçek ve halis bir Müslüman. Allah'ın Resulü'ne başvurdu ve babasını kefenlemek için Âlemlere Rahmet ve müjdeci olarak gelenin mübarek gömleğini istedi. Nebiler Nebisi, merhamet ve mürüvvetinin kemalinden ötürü verdiler. Fakat münafık adamın Müslüman oğlu bununla da kalmadı ve Allah Resulü'nden, babasının namazını kıldırmalarını istirham etti.

Ebedi hayat müjdecisi, bu Müslüman'ın gönlünü kıramadılar, kerem ve rahmet duygularının sonsuzluğundan cenaze namazını kıldırmak üzere kalktılar. Hz. Ömer (r.a) hemen Allah Resulü'nün mukaddes eteklerine yapıştı ve:

- Ey Allah'ın Resulü, dedi; Rabbin yasak etmişken sen onun namazını nasıl kılabilirsin?

İnsanlığın Efendisi buyurdular:

- Allah beni bu hususta serbest bıraktı ve bana, senin münafıklar bahsinde istiğfarınla sükûtun, faide bakımından birdir, ben onları affetmem, dedi. Eğer affedeceğini bilseydim hakkında 70'den fazla istiğfar ederdim.

Ve namazı kıldılar. Hemen ayet nazil oldu:

"Onlardan ölen hiçbir kimseye ebediyyen dua etme. (Defn veya ziyaret için) kabrinin başında da durma. Çünkü onlar Allah'ı ve Resulü'nü inkâr ile kâfir oldular, onlar fasık kimseler olarak öldüler." (Tevbe Suresi / 84)

Vah o betbahtlara...