logo

logo

EFENDİMİZ (S.A.V)'İN GAZALARI

KÂBE'DE EZAN

Bu davudi ses nerden geliyor?
Mekke ufukları hep ürperiyor...

Evet, bu ses Cenab-ı Bilal'in sesi. Öğle oldu. Peygamber müezzini Hazret-i Bilal (r.a), Kâbe'nin duvarlarına tırmandı, ezan okumaya başladı. Bilal (r.a), "Allahu Ekber!" dedikçe Mekke ufukları çın çın öttü. Mekkelilerin aklı kamaşacak gibi. Yüzler hayret çizgileriyle buruş buruş. İnanılacak gibi değil, yıllar önce dağdan inmiş bir canavar misali boynuna ip takıp sokak sokak gezdirip yerlerde sürükledikleri mazlum köle şimdi ezan okuyor. Hem nasıl okuyor? Mekke'nin dağı, taşı, toprağı gürül gürül inliyor.

Allah en büyüktür, Allah en büyüktür! Şehadet ederim ki, Muhammed Allah'ın Resulüdür!..

Şu köle, bu devlete nasıl ermiş.

Bu manzara, bazı Kureyşlileri çıldırtıyor. Hâla, gizlice düşünenler var:

- Keşke ölseydim de bu hali görmeseydim. Bizden önce ölenlere ne mutlu!..

İşe bakınız ki, ebediyen kurtulduklarının farkında değiller.

Peygamberler Peygamberi, Kâbe'nin kapısında durup dediler:

- Ey insanlar! Kâbe hizmetiyle Zem zem sakalığından başka bütün işleri iptal ediyorum!