logo

logo

EFENDİMİZ (S.A.V)'İN GAZALARI

AMR BİN AS SERİYESİ

Kadının gözlerinden iplik iplik yaşlar boşaldı. Bütün komşu kadınlar da başına toplanmışlardı...

Allah'ın Resulü buyurdular:

- Cafer hanedanına yemek yapıp göndermeyi sakın ihmal etmeyin. Zira onlar babalarının acısıyla yanmaktadır...

Allah'ın arslanı Hz. Ali ile Hz. Cafer'in anası Esed kızı Fatıma, Allah Resulünün huzuruna geldi:

- Allah'ın Sevgilisi, Hz. Cafer'in şehid olduğunu açıktan söylemedi:

- Ben onu cennette uçar gördüm!

Kahraman ana, bu cevaptan oğlunun şehit olduğunu anladı ve hemen secdeye kapandı. Üst üste yedi kere secde ettikten sonra dedi ki:

- Ben Allah'ın Resulü'nden işittim; bir şehid mahşerde soyundan sopundan yetmiş kişiye şefaat edermiş. Ben de Cafer'in anasıyım. Elbet bana da şefaat eder...

İşte İslam'ın altınla doldurduğu kalplerdeki saffet ve ulviyet!..

İşte onlar böyle mübarek insanlardı.

HAŞİYE:

Sekizinci yıl Cemaziyelahir'inde, yeni Müslüman ve büyük dahi Amr bin as, "Zatü'l-Selasil" dedikleri yere gönderildi. Kâfirler, İslam hücumu karşısında kopup parçalanmamak için birbirlerine zincirle bağlanmışlardı. Bu yüzden seriyenin ismi "Zatü'l-Selasil" (Zincirler) seriyesi diye tarihe geçti.

Allah'ın Sevgilisi, Mekkeli ve Medineli sahabilerinden 300 kişi seçip Amr bin As'ı kumanda mevkiine getirdiler. Amr'a biri beyaz ve öbürü siyah iki bayrak verdiler ve bildiğimiz hedefe gönderdiler.

Sahabiler arasında 30 atlı vardı. Düşmana yaklaşınca kâfirlerin gayet çok olduğunu gördüler. Ve Peygamberler Peygamberine haber uçurdular:

- Kâfirler sayıca bizden çok üstün, bize imdat kuvvetleri gönder, ey Allah'ın Resulü!

Âlemin Fahri, sahabi ulularından Ebu Ubeyde Hazretlerine bir sancak verip Muhacir ve Ensarın kahramanlarından yanına iki yüz cenkçi kattılar ve imdada gönderdiler.

İmdat kuvvetleri içinde, peygamberler müstesna insanoğlunun en büyüğü Hz. Ebu Bekir ve adalet sultanı Hz. Ömer de vardı. Hızla yola çıkıp Amr kuvvetlerine yetiştiler. Sahabiler bir araya gelince imamet mevkiine Hz. Ebu Ubeyde geçmek istedi. Fakat Amr Hazretleri bu arzuya şu cevabı verdi:

- Sen bana yardıma geldin ve katıldın. Topluluğun başı benim, İmamet bana düşer!

Sahabiler itiraz etmediler:

- Pekala, dediğin olsun!..

Böylece namaz, yeni sahabi Amr Hazretlerinin arkasında kılındı.

Yeni bir şevk ile hep beraber kâfirlere çullandılar ve her birini bir tarafa kaçırdılar, kuvvetlerini dağıttılar. Allah Allah nidalarıyla gökleri inlettiler.

Bundan sonra bir iki seriye daha tertip ettiler.

İslam'a diş bileyen kâfirler temizlendi, bir sürü ganimet elde ettiler. İslam okyanusu köpük köpük, artık fetihlerin fethi olan Mekke hareketine yol açılmıştır...