logo

logo

EFENDİMİZ (S.A.V)'İN GAZALARI

ABDULLAH BİN ÜNEYS SERİYYESİ

Bu da aynı yıl içinde oldu.

Süfyan bin Halid isimli lanetli bir kâfirin Allah Resulüne bir baskın vermek üzere bazı kâfirleri topladığı haber alınmıştı. Bu kâfire karşı tek başına Abdullah bin Üneys gönderildi.

İmanın billurlaşmış nurdan abidesi gitti ve sordu:

- Halid oğlu Süfyan sen misin?

- Evet; ya sen kimsin?

- Beni Huzaa'dan Abdullah

- Ne istiyorsun?

- Muhammed'le mücadele için adam topladığını işittim. Aranıza katılmak için geldim.

- Hoş geldin! Gir içimize!..

Kısa bir zamanda dost oldular ve hep beraber gezmeye başladılar. Derken bir gün fırsat elverdi. Tenhalarda dolaştıkları bir sırada Hz. Abdullah şanlı kılıcını çekti ve haykırdı:

- Ey kâfir, ey Allah Resulünün düşmanı! Seninle işbirliğine değil, başını uçurmaya geldim!

Ve kılıcını kâfire havale etti. Kılıç pırıltılı kavisler çizerek indi ve kâfirin kelesini koparıp attı.

Gönlü duru sahabi geceleri yol alıp gündüzleri saklanarak ve dinlenerek tam 18 gün sonra nur beldesi Medine'ye geldi ve

Kâinatın Efendisinin huzuruna can attı, kesik başı da getirip önüne koydu:

- Ey Allah'ın Resulü, dedi; İşte düşmanının başı!..

Varlığın sebebi olan Cenab-ı Peygamber'in Abdullah'a duası:

- Yüzü ak olsun!..

Abdullah bin Üneys Hazretleri saadetinden uçuyor.