logo

logo

EFENDİMİZ (S.A.V)'İN GAZALARI

RÜYA

Muharebeden bir gün evvel varlığın sebebi olan Cenab-ı Peygamber bir rüya gördüler ve sahabelerine dediler:

- Ben vallahi rüyamda hayırla gördüm ki, bir sığır boğazlanmış ve kılıcımın ucunda bir yenik peydahlanmış. Ve üzerime muhkem bir zırh geçirmişim.

Rüyayı yine kendileri tabir edip buyurdular:

- Boğazlanan sığır bazı Müslümanlardır ki, şehid olacaklardır. Kılıcımın ucundaki yenik de benim ev halkımdan biridir ki, şehid olsa gerektir. Cübbe de Medine'dir.

Öteler alemini gaybaşina gözlerle gören Allah'ın Resulü, Medine'den çıkmamak tedbirini münasip gördüler. Kureyş ordusu Medine'yi basacak olursa sokak muharebesi yapılsın, barikatlar kurulsun ve gizli noktalardan taş ve okla karşı durulsun.

Kendileri bu fikri ileri sürdüler.

Fakat iş birden alevlendi. Bedir cenginde bulunmayan İslam mücahitleri, küfrü, yine açık sahrada püskürtmek ve aynı akıbete uğratmak emelinde.

Yalvardılar:

- Ey Allah'ın Resulü! Biz bugünü bekliyorduk! Açığa çıkıp Allah için küfür ordusuyla cenk edelim! Korktular, çıkamadılar denilmesin! İzin ver, ey Allah'ın Resulü!..

Allah'ın Resulü, Cuma namazından sonra nasihat ettiler:

- Sabredip yerli yerinizde kalsaydınız zafer sizindi. Madem ki böyle istiyorsunuz, buyurun, silahlanın! Artık azim ve gayret!..

Düşmanın doğruca üstüne yürümek isteyenler ırmak ırmak taştı. O kadar sevinç ve neş'e duydular ki, Kainatın Efendisinin ilk ima ve işaretlerine dikkat etmediler.