logo

logo

EFENDİMİZ (S.A.V)'İN GAZALARI

EBU LEHEB LANETLİSİ

Ebu Süfyan, bozgundan kaçarak canını Mekke'ye zor attı, Ebu Leheb Mekke'de kalmıştı. Ebu Süfyan'ı perişan bir halde görünce sordu.

- Kureyş'ten ne haber?

- Sorma bizim halimizi!

- Ne var, ne oldu?

- Bildiğim ancak şudur ki, Muhammed'le karşılaştığımız gün sırtlarımızı döndürdük. Onlarda bizi istedikleri gibi kırdılar, istedikleri gibi bağlayıp esir ettiler.

Kuduz kâfir avaz avaz bağırdı:

- Bunca insanın rezil olması için başınıza ne geldi?

- Vallah ve billâh bu işte kimseyi ayıplamaya gelmez. Ben yerle gök arasında beyaz atlara binmiş, öyle beyaz yüzlü insanlar gördüm ki, onlara karşı durabilmenin imkânı yoktu.

Allah Resulü'nün azatlısı olan Ebu Rafi okyanuslar gibi köpürdü ve kâfirlerin yüzüne karşı haykırdı:

- Ya Eba Süfyan! Senin o gördüklerin meleklerdi!

Küfür delisi Ebu Leheb büsbütün canavarlaştı, Ebu Rafi'nin yüzüne bir tokat indirdi. Orada bulunan Abbas'ın zevcesi Ümmü Fazl ileri atıldı:

- Ey sersem! Çocuğu ne dövüyorsun?

Ve Ebu Leheb'den karşılık gelmesini beklemeden yerden bir taş alıp küfür canavarının imansız başına çaldı.

Nasipsizler nasipsizi Ebu Leheb kanlar içinde yere yıkıldı. Kaldırdılar. Yedi gün ve yedi gece yattı ve öldü. Öleceğine yakın da, Arapların "Adese" dedikleri korkunç ve bulaşıcı illete tutuldu. Bütün vücudu korkunç çıbanlarla vıcık cıvık oldu. Oğulları bile yanına gelmiyordu.

Allah'ın düşmanının akıbetine bakınız...

Kureyş'in sözde şanlı küfür canavarı ölüm döşeğinde, bir türlü nur indiğine inanmadığı göklere çarpık gözlerle bakıyor. Oğullarının bile alakasından uzak. Ölüsü bile üç gün meydanda kaldı ve koktu. Bütün Mekke halkı homurdanmaya başladı. Nihayet mecbur kaldılar; bir çukur kazıp lanetli kâfirin leşini kazıklarla uzaktan iterek çukura attılar ve yine uzaktan taş toprak yuvarlayarak çukurun içini doldurdular. Böylece ebedi azap diyarını boyladı ve Allah Resulüne ettiği cefanın hesabını vermek için öteler âlemine yuvarlandı.

MATEM

Mekkeli çığırtkan kadınlardan bir grup, Bedir'de ölen kocalarının tıkıldığı kuyu başına geldiler, halka halka oldular ve tam bir ay, üstlerini başlarını yolarak çığlık çığlık öttüler. Bütün vadi küfür iniltileriyle dolup taştı.